Ölü olmayan bir düşman

Viva Zapata filminin sonunda, Emiliano Zapata'nın yüzlerce mermi yemiş cesedi yerde yatarken yaşlı bir general şöyle der

Haberin Devamı

Viva Zapata filminin sonunda, Emiliano Zapata'nın yüzlerce mermi yemiş cesedi yerde yatarken yaşlı bir general şöyle der: "Ölü bir düşman çok güçlü bir düşman olabilir..." Viva Zapata filmi, Emiliano Zapata öldürüldükten çok sonra, 1952 yılında çekildi. O sırada on binlerce Meksikalı, Zapata'nın yaşadığına ve bir gün geri döneceğine inanıyordu. Sonraki elli yılda bile binlerce Meksikalı buna inanmaya devam etti.

* Amerikalılar, Saddam Hüseyin'in de böyle bir potansiyel taşıdığına inanıyorlardı ki, kendisini sağ yakalamayı tercih ettiler. Ölü bir Saddam Hüseyin, özellikle Amerikalılar tarafından öldürülmüş bir Saddam, Arap halkının "Zapata"sı olabilirdi. Şimdi ise, bu şekilde yakalanmış ve direnmeden Amerikalılara teslim olmuş bir Saddam'ın imajı çok daha aşağılara inecektir. Amerikalılar açısından bakıldığı zaman, tabii ki Saddam Hüseyin'in yakalanması büyük bir başarıdır. Bundan sonra örgütlü direnişin etkisini kaybetmesi mümkündür. Bu da Amerikalıları ve şu andaki yönetimi büyük ölçüde rahatlatacaktır.

* Ama Irak sorunu bununla bitmemektedir. İddia bu ülkeye demokrasinin getirilmesidir. Demokrasi getirildiği takdirde de sandıktan çıkacak olanlar bellidir. Saddam Hüseyin yönetiminin baskı yaptığı ve herhangi bir etkinlik sağlamalarına izin vermediği radikal dinciler yeni Irak'ta yönetime ağırlığını koymaya en yakın gruplardır.

Yargılanacak da, nasıl?
Saddam Hüseyin, Yirminci Yüzyıl'ın kötülüklerinin sembol isimlerinden biri oldu. En azından dünyanın çok büyük kesimi Saddam'ı böyle gördü. Ancak Arap halkı, özellikle de Sünni Araplar için Saddam başka anlamlar taşıdı ve kuşkusuz taşıyacak. Amerika'nın dünyanın önemli bir bölümü için en büyük düşman olmaya devam ettiği bir dönemde de Saddam'ın "sıfırlanması" kolay değil. Amerikalıların Saddam Hüseyin'i mahkemeye çıkartma kararları da ayrı bir cesaret konusudur. Eğer açık bir yargılama olursa, "sanığın" neleri "açıklayacağı" belli olmaz. Ayrıca yargılama zor olacaktır, Irak'ta anayasa vardı, yasalar vardı ve bunları hem yapan hem de uygulayan aynı yönetimdi. Irak'ta demokrasi yoktu, ama hiçbir Arap ülkesinde demokrasi yok. Saddam Halepçe'de Kürt katliamı yapmakla suçlanacak, o da Irak devletine karşı başlatılmış isyanı bastırdığını söyleyecektir... Saddam sadece Yirminci Yüzyıl'in kötülüklerini temsil etmiyor. Bu yüzyılın son çeyreğinin karmaşık siyaset ilişkilerini, güç oyunlarının acımasızlığını ve bu yüzyıla taşınmış olan "çifte standart" alışkanlıklarını da temsil ediyor. Saddam'ın yargılanması bütün bu kötülüklerin de ortaya çıkmasını sağlarsa hayırlı olur, yoksa Amerikan usulü bir "show" olarak kalır.

DİĞER YENİ YAZILAR