Haberin Devamı
Avrupa Birliği ile “tren kazası” olup olmayacağı bugün belli olacak. Türk kamuoyunda AB desteğinin en düşük noktaya indiği bu günlerde “olsa ne olur” sorusunu sormak ve dürüst cevap vermek gerekiyor.
Önce bu tren kazasını kimlerin istediğini tekrar düşünmek şart. Avrupa’dakiler, Fransa başkanlık seçiminde sağın adayı olacağına kesin gözüyle bakılan bugünkü İçişleri Bakanı Sarkozy ile Almanya Başbakanı Merkel başta olmak üzere, daha çok sağ kanatta yer alan siyasi kadrolar.
Tren kazası olursa bunlar ve bütün Avrupa’daki radikal milliyetçi, ırkçı, faşist partiler çok sevinecek. Böylece önemli bir sorundan kurtulmuş olacaklar.
Türkiye’de ise siyasi yelpazenin hem sağında hem solunda yer alan partiler ve kadroların önemli bölümü zaten bu işi istemiyor ve tren kazası olursa zil takıp oynayacaklar.
Peki bu kaza olursa ne olacak?
* Türkiye’ye yabancı sermaye girişi önemli ölçüde azalacaktır.
Türk ekonomisi kendi kaynaklarıyla hızlı gelişme gösterme imkânına, o imkânı sağlayacak sermaye birikimine sahip değildir. Bu kaza olduğu andan itibaren uluslararası sermaye piyasalarında Türkiye’nin geleceğine ilişkin soru işaretleri artacaktır.
O soru işaretlerini özetleyen cümle şudur: Türkiye’nin Orta Doğu’nun ve siyasi İslamın etkili olduğu bir ülkeye dönüşmesi ihtimali artmış mıdır?
“Evet” cevabı verecek olanların seslerinin çok daha yüksek çıkacağını tahmin etmek güç değil.
O cümledeki özeti, Türkiye’yi AB dışında tutmak isteyen bütün siyasi güçler de destekleyecektir.
Bunun anlamı basittir: Türkiye’de işsizlik sorununun çözümü yolunda daha hızlı bir gelişme beklemek hayal olacak, genç işsiz ordusu gittikçe büyüdüğü için toplumsal sorunlar daha da artacaktır.
Bu kaza olursa ne olur?
Türkiye’de ileri ve uygar bir hukuk düzenini yerleştirme yolunda atılan adımlar iyice yavaşlayacaktır.
Herhangi bir takvim zorlaması kalmadığı için siyasiler iyice ağırdan alacak ve toplumdaki tutucu dalgaların üzerinde kalmaya çaba gösterecektir.
Bu kaza olursa ayrıca şunlar olacaktır:
* İçerideki radikal sağ ve kaba milliyetçi akımlar büyük bir zafer kazanmış havasına girecek; çeşitli nedenlerle yazarlar, çizerler, gazeteciler mahkeme kapılarında daha çok süründürülecektir.
Bu tren kazasının Türkiye’ye maliyetini çok iyi hesaplamak gerekiyor.

