Hoca koca adamlar, 2007 yılında ellerini silah üzerine koyarak “ölmek, öldürülmek, öldürmek” diye yemin ediyor. Herhalde birtakım vatan hainleri tespit etmişler, devletin güvenlik güçlerinin bunlarla yeterince mücadele etmediğine de karar vermişler, durumdan vazife çıkarıp örgütlenmişler.
Açıklandığına göre yemin ettiren kişilerin başında emekli subaylar ve polisler varmış.
Bu şahısların tıbbi denetimden geçmeleri gerekebilir. Ama toplumumuzda “ölmek, öldürmek” ruhuyla yaşanların çokluğuna bakılırsa doktor yetiştirmenin zor olacağını da söyleyebiliriz.
Adamlar maç biletine para ödemiş, tribüne gelmiş ve “ölmeye ölmeye geldik” ya da “ölümüne falanca spor” diye bağırıyor. Kardeşim, alt tarafı bir futbol maçı, biraz spor, bol bol eğlence, ölmek öldürmek nereden çıktı, gibi bir soruyu bunlara sormanın da bir anlamı yok. Futbol izlerken eğlenemeyen, ölmekten bahsedenler böyle bir soruyu kavrama şansına da sahip değil.
Şöyle desek: Hukuk devletinde ölmek ve öldürmek hakkı sadece devletin güvenlik güçlerine yasalarla verilmiş hak ve görevdir, aklına esen vatan millet diye bağırıp adam öldürmeye kalkamaz.
Ellerini tabanca üstüne koyarak ölüm yemini eden kişilerin emekli kamu görevlileri olması sorunun iyice içinden çıkılamaz hal aldığını gösteriyor.
Emekli olduktan sonra yapacak bir iş bulamamalarının da bu duruma katkısı olmuş olabilir. Çünkü ne yazık ki insanlarımızın önemli bölümü iş dışındaki vakitlerini değerlendirecekleri, o zamana anlam katabilecekleri merak ve uğraşlara sahip değil. Ülkemizdeki erken emekli olma sistemleri dolayısıyla daha genç denebilecek yaşta emekli olanların üç kuruş emekli maaşlarıyla pek az uğraşıya yönelme şanıs var. İmkân ve toplumsal faaliyet olarak kahve ya da lokallerde toplanıp, gazete ve televizyon haberlerini yalapşap ya da tersinden okuyarak memleketi kurtarma faaliyetlerine girişmelerini anlayışla karşılamak mümkün. Ama işi ölmeye ve öldürmeye vardırmaları başka bir psikolojik durumun ifadesi olarak ortaya çıkıyor.
O zaman bu kişilerin kafalarından ölmek ve öldürmek fikirlerini atmalarını sağlamak için bazı işlerle meşgul edilmeleri gerekir. Devletimiz bu işe hemen el atsın, emekli kamu görevlilerini meşgul etme merkezleri kursun. O merkezlerde bunlara dünya ile ilgili bazı dersler de verilsin. Yoksa ölmek ve öldürmek üzerine kafaları iyice bozacaklar.
not: Yenilerini bulana kadar...
VATAN’ın yayına başladığı günden itibaren, daha önce çalıştığımız gazetelerdeki gibi, pazar günleri daha çok Doğu felsefesinin ürünü olan hikâyeler yayınladık. Birçok okurumuz bunların kaynağını sordu. Bu hikâyeleri sayısı yüzü aşkın kitaptan; bazen bir romanın içinden, bazen bir filmdeki diyalogdan buluyor, okurlarımıza aktarıyorduk. Son zamanlarda yeni hikâye bulmakta sıkıntı yaşamaya başladık. Hatta daha önce yayınladığımız bazı hikâyelerden, güncel olaylarla bağlantısı olacağını düşündüklerimizi tekrar yayınladık.
Kısacası, yeni hikâyeler bulduğumuz zaman yine pazar günleri okurlarımıza sunacağız. Bulamazsak, eski hikâyeleri tekrar etmeyeceğiz ve farklı yazılarla görevimizi yapmaya devam edeceğiz.

