Seçtiğimiz kitaplardan ilki, yıl sonu için yapılan örneklerin en faydalısı: “Penguen Yıllığı 2008”. İkinci kitabımız ise Cumhuriyet tarihinin ‘İkinci Adamı’nın özgün kişiliğini anlatan “İsmet İnönü”. “100 Köprü” adlı üçüncü kitap ise yol üzerinde gördüğümüz ama çoğunlukla bakmadan geçip gittiğimiz Anadolu köprülerini anlatıyor.
Eğlenerek hatırlamak için
Her yıl sonu bir önceki yılın muhasebesini yapmak âdettendir. Bunun için faydalı faydasız çok yayın yapılır. En faydalı yayın Penguen dergisininki. 2008 yılının olaylarını bir karikatür yıllığında toplamışlar. Çok iyi etmişler. Yıllıktaki yüzlerce karikatür, çizildiği gün çok ciddiye aldığımız olaylara eğlenerek yaklaşma imkânı da olduğunu gösteriyor.
Kitabın daha kapağına baktığımızda yılın “şahsiyeti” nin kim olduğunu da anlıyoruz. Tayyip Erdoğan yıl boyunca yaptığı onlarca “delikanlılık” sayesinde karikatürcülerin bir numaralı malzemesi olmuş. Bu malzeme öyle kolayca bitmeyecek. Karikatürcülerle savaşmaya devam ettiği sürece daha da çok malzeme olacaktır.
70’li yıllarda Erbakan’ın bakanlarından biri Gırgır’a takmıştı, ama pes eden yine kendisi oldu. Demirel, Özal gibi siyasiler karikatürcülere bulaşmadı. Ama Erdoğan hâlâ karikatüre alışamadığı için 2009’un da ana malzemesi olacaktır.
Türk çizerler günceli çok zekice ve en keskin şekilde izliyor. Penguen yıllığındaki karikatürler de 2008’in Türkiye’sini en çıplak şekilde gösteriyor. Karikatürlerde Hrant Dink cinayeti gibi konulardaki açıklık ise insanı rahatsız edebilir, etmesi de gerekir.
Penguen Yıllığı 2008’i gerçekten gözden geçirmek için iyi ve keyif veren bir kitap.
Köprüden kimler geçti
Suyu bol Anadolu’da üzerinden ya da kıyısından geçtiğimiz köprüler zaman zaman gözümüzü alır. Bazılarının tarihi bir anlamı olduğunu düşünmek için öyle fazla bir mimarlık bilgisine de gerek yoktur. Bakınca güzelliği ve özelliği görülebilir bunların. Ama çoğunlukla geçer gideriz.
Faruk Pekin ile Hayri Fehmi Yılmaz geçip gitmemiş, durmuş bakmışlar ve her birinin özel hikâyesini bulup çıkarmış, “100 Köprü” kitabını ortaya koymuşlar.
Tarihsel mirasımız konusundaki aşırı savurganlığımız bu köprülere davranışımızda da ortaya çıkıyor. Örneğin Hasankeyf’e Ilısu Barajı yapılacak ve dünyanın en önemli tarih hazinelerinden biri sular altında kalacak. Ve onunla birlikte 800 yıl kadar önce yapılmış olan Hasankeyf Köprüsü de su altında kalacak.
Türkiye’nin Kültür Mirası üst başlığını taşıyan “100 Köprü,” fotoğrafları ve kısa hikâyeleriyle çok rahat okunuyor ve Anadolu kültürünün zenginliğini öğretiyor. Hem de öyle zevkli bir okuma ki, bazı köprüler insanda “Hemen oraya gidip bu köprüyü görmeliyim” duygusu uyandırıyor.
İsmet Paşa’yı tanımak için
Cumhuriyet tarihimizde “İkinci Adam” olarak anıldı. Sevenlerinden çok nefret edenleri tarafından anıldı. Tek parti döneminin bütün olumsuzlukları da, 27 Mayıs’ın darağaçları da ondan bilindi. İsmet İnönü bu kadar değildi. Bütün baskılara rağmen Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’nın dışında tutmayı başaran usta bir diplomattı. Dünyanın seyrini görerek ülkeyi çok partili demokrasiye taşımayı görev bilmiş uzak görüşlü bir siyasetçiydi. Tabii bütün bunlardan önce askerdi, ama üniformasını çıkarmayı bilmiş bir askerdi.
İsmet İnönü, Atatürk’ten sonra gelen “ikinci adam” olmanın ağırlığını taşımıştı. Bu ağırlığın altında ezilmişti demek de mümkün, o ağırlığı ondan daha iyi kimse taşıyamazdı demek de mümkün.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Metin Heper’in “İsmet İnönü” kitabı, kırık dökük bilgiler üzerine kurulu önyargıların birçoğunu sarsıyor ve İnönü’nün özgün kişiliğini, sarsılmaz “görev duygusu”nun sonuçlarını anlatıyor.
1950 seçimiyle Türkiye’nin yaşadığı fazla hızlı değişim İsmet İnönü’yü de bir ölçüde “kurban” haline getirdi ve kendisinden nefret edenlerin çıkardığı gürültü onu daha iyi tanımamızı engelledi. Öyle bir hava yaratıldı ki İsmet İnönü sanki üzerinde durulması gereksiz bir kişiydi. Gerçeğin tam tersi olduğunu bugün çok daha rahat görebiliyoruz.
Prof. Metin Heper’in yazdığı “İsmet İnönü” cumhuriyetin kurulmasına, modernleşme ve demokrasi sürecine çok önemli katkılarda bulunmuş gerçek bir “ikinci adam”. Geç bile olsa onu da tanımak ve yerli yerine koyabilmek için bu kitap önemli bir fırsat.
Okunmaya değer anılar
Haberin Devamı

