O sözün sonuçları

Haberin Devamı

Son olarak da bir vekil çıktı ve teröristlere karşı silah kullanacağını söyledi. Bu AKP’li vekil ne zaman, nerede teröristlere karşı silahla direneceğini söylemedi, ama herhalde göreceğiz.

Başbakan’ın göstericilere karşı pompalı tüfekle ateş eden “vatandaş”ı savunmasının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaya çalışmıştık. Aklı başında her vatandaş da bu tehlikeyi görüyor. Ama Başbakan, bütün uyarılara rağmen bu sözünü geri almadı ve sonuçları da ortaya çıkmaya başladı.

Bir milletvekilinin, tam bir yalancı pehlivan edasıyla, kendisinin de bu silahlı “direnişe” katılacağını ilan etmesini bir işaret gibi görecek olanlar da vardır.

Başbakan’ın pompalı tüfekle ateş eden vatandaşa destek çıkması, birçok kişi için “aynı şeyi yaparsa hükümetin kendisini kollayacağının” işareti anlamına gelecektir.

Sahte kahraman vekil ortaya çıktı ama hükümetten de partisinden de kimse kendisine karşı çıkmadı. Hatta belki de partililer sırtını sıvazlayıp bu vekile “aferin” bile demişlerdir.

***


Ülkeyi gerçekten “bölünme” tehlikesinin ortasına atacak olan senaryonun, durumdan vazife çıkarmaya meraklı bazı çevrelerin “terörle mücadeleye” kalkışması ve Türk-Kürt savaşının kışkırtılması olduğunu ülkenin başındakiler görmüyor.

Bu körlük, “ya sev ya terk et” ile başlayan bir tırmanmanın kapılarını da açtı. O kapıdan ilk giren bu “kahraman” vekili başkaları da izleyebilir.

Ayrıca böyle işaretlerin güvenlik güçlerinde görev yapanlar tarafından “yorumlanması” ihtimali de tehlikeleri büyütüyor.

***


Körlüğün bir başka ucunda da 13-14 yaşındaki çocukları “terörist” olarak yargılamaya kalkışmak var. Bu çocukları hapishanelere tıkmanın çözüm olduğunu zannedenler, her birinin bu hapishaneden kararlı ve katı bir militan olarak çıkacağının da farkında değil.

PKK’nın ortaya çıkmasının ve gelişebilmesinin şartlarını yaratan en temel unsurlar 12 Mart ara rejimi ve 12 Eylül askeri yönetiminin sorunun üzerine gidiş şeklidir herkesi hapse tıkıp eziyet etmekle sorunun çözüleceğini sanmalarıdır.

Bir yandan çoluk çocuğu hapse atıp PKK’nın yeni kaynaklar sağlamasının şartlarını yaratırken, diğer yandan “sivil”leri teröre karşı “göreve” çağırmak bir kez daha PKK’nın varlığını güçlendirecektir.

Başbakan bir suç işledi ve “imam-cemaat” sistemi çalışmaya başladı. Bunun hemen durdurulması, her sorunun çözümünün “demokratik hukuk devleti” içinde olduğunun hatırlatılması gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR