O kafa hortladı

Haberin Devamı

Sokak kaşınmaya başlandığında en beklenmedik birileri da kaşımadan etkilenir ve içlerindeki kusabilirler. Tayyip Erdoğan’ın “ya sev ya terk et”li üslubu Milli Savunma Bakanı olan kişiyi de heyecana getirmiş ve o da içindekileri dökmüş.

Söylediği şudur: Türkiye’nin milli devlet olabilmesi için Rumlar, Ermeniler, Yahudiler “gönderilmiş”tir.

Bu kişi hızını alamamış, 1915 Ermeni tehcirinin de “faydalı” olduğunu söylemiştir.

Türkiye’nin ulus devlet olma sürecinde azınlıklara yönelik ayrımcı hatta “ırkçı” icraatlar olmuştur. Ancak bu icraatların yanlışlığı zaman içinde ortaya çıkmış, Türkiye’nin renklerinin ve zenginliğinin çağ dışı korkularla zedelenmiş olmasının yarattığı sorunları da herkes, en azından gözü ve beyni olanlar görmüştür.

Milli Savunma Bakanı olan şahıs, nerede, hangi zamanda yaşadığının herhalde farkında olmadığı için yakın geçmişimizin en azından sevimsiz icraatlarını övmekle kalmamış, Ermeni tehcirini bile “sahiplenmiş”tir.

***


1915 Ermeni tehciri, bütün politikalarıyla İmparatorluğu ölüme götüren İttihat ve Terakki’nin vahim bir ayıbıdır. Bu ayıbı, bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin taşımak gibi bir sorumluluğu yok. Ama Milli Savunma Bakanı bu korkunç olaya da sahip çıkarken aslında bütün Türk halkına zarar verdiğinin farkında değil. Bu sözlerinin soykırım tartışmalarında nasıl kullanılacağının bile farkında değil.

Milli Savunma Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi sözlerinin nereye gideceğini düşünmemiş. Hatta Bulgaristan ile Jivkov döneminde yaşananları bile hatırlamıyor. Eğer Yunanistan’ı, Bulgaristan’ı hatta Irak’ı yönetenler de bu şahısla aynı kafada olup “alın Türkleri biz ulus devlet olacağız” deyip bu ülkelerde yaşayan bütün Türkleri göndermek isterlerse, bu şahsa göre haklı olacaklardır.

Aynı şekilde Almanya’yı yönetenler “gerçekten bu Türkler bizim ulusal bütünlüğümüzü bozuyor, haydi gidin ülkenize” derse bu şahsın onları da haklı bulması gerekiyor.

***


Bu şahsın 93 yıl önceki Ermeni tehcirinin faydası hakkında söyledikleri üzerine aynı kafada biri çıkar “bakın tehcir ile Ermeni meselesini halletmişiz o zaman bu Kürt meselesini de tehcir ile halledebiliriz” diyebilir. Hatta “bizdeki Kürtleri Kuzey Irak’a yollayalım” diyen bile çıkar.

Bu şahıs Türkiye’nin Milli Savunma Bakanı’dır. Bu ülkede halen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, levantenler yaşıyor. Bu sözler üzerine bütün o vatandaşların ne hissedecekleri de bakan unvanlı bu kişi için önemli değilmiş demek ki.

Bu bakan hemen evine gitsin, doğru dürüst kitaplar alsın, kendisini geliştirmeye, 2008 yılında dünyanın ne olduğunu anlamaya çalışsın.

DİĞER YENİ YAZILAR