Bu kafa ne yazık ki kanserli bir hücre gibi ülkemizin dört bir yanını sarmış, kurumları sarmış, "resmi" kimlikleri de iyice sarıp sarmalamış...
O kafanın ne giydiğinin önemi yok. O kafa tıraşlı da olabilir, kasket de giyebilir, fötr şapka da... Ama o kafa hep aynı kafadır...
Türkiye'de her depremin bir faciaya dönüşmesini sağlayan kafa, öfkeli ve acılı kalabalığa ateş açtıran kafa aynı kafadır...
Sinsi bir hastalık gibi...
Bunların unvanları değişir, kartvizitleri değişir, inançları değişir ama kafa hep aynı kafadır...
Bazıları her lafa "Atatürk" diye başlar, bazıları ise "Elhamdülillah" diye, ama kafa aynıdır, sadece dışarıya verilen süs farklıdır...
Bu kafa yüzünden okullar yıkılır, çocuklar ölür...
Bu kafa yüzünden depreme karşı acil önlemler alınamaz, yasalar çıkarılamaz, kararlar uygulanamaz...
Bu kafa karşımıza bazen solcu bazen sağcı olarak çıkar. Bazısı da moda diye "liberal" sıfatını takınır. Bu da sadece ciladır, kafa aynıdır.
Bu kafa herkesten korkar ve herkese düşmandır. Bu kafa için halkı hiçbir zaman daha iyisine layık değildir.
Bu kafa, insanlara faydalı olmak, ülkesini daha ileriye götürmek, ülkesinin temel meselelerine kalıcı çözümler bulmak için çalışmaz...
Bu kafa iyi ve kalıcı bir şeyler yapmamak için gerekçe üreterek çalışır. Her zaman bir gerekçesi ve suçlayacağı birileri vardır.
Bu kafa sinsi bir hastalığın yayıldığı ve kökleştiği gibi yayılır, güçlenir. Bazen başbakan şapkası takar, bazen bakan, bazen de "çok önemli kamu görevlisi"...
Bu kafa için dünyada ne olduğu önemli değildir... Bu kafanın tek derdi köşe tutmak, "mühim adam" olmaktır.
Bu kafa yüzünden bu ülkenin kıyıları mahvolmuştur...
Onlar gerçek iktidar!
Bu kafa yüzünden bu ülkenin okulları, hastaneleri çürüktür...
Bu kafa yüzünden silahlı insanlar kendi insanlarına bu silahları doğrulturlar...
Bu kafa yüzünden kaldırımlar bozuktur...
Bu kafa yüzünden çadır dağıtımı gibi bir iş bile becerilemez...
Bu kafa yüzünden Türkiye enflasyon liginin en altındadır, çünkü bu kafa enflasyonun ne olduğunu ve halkı ne kadar yıprattığını bilmez, bilmek de istemez...
Bu kafa yüzünden ülkemizde memurlar dışında herkesin işsiz olduğu şehirler, kasabalar vardır...
Bu kafa sıkıştığı zaman halka ateş açmayı marifet zanneden bir kafadır...
Türkiye'nin önündeki en büyük engel bu kafadır. Çünkü bu kafanın sahipleri "Türkiye Cumhuriyeti" vatandaşıdır ve bütün köşeleri tutmuşlardır.
Bu kafa halen gerçek iktidardır, çünkü cilaları ne kadar farklı olursa olsun, kendilerine verdikleri tanımlar ne olursa olsun bu kafanın sahipleri birbirlerini kollarlar. Aralarında bir mücadele varmış gibi yaparlar, ama gerçekte aralarında büyük bir dayanışma vardır.
Onların gücü buradan gelir.
Ve okullar yıkılır, hastaneler yıkılır, evler yıkılır, çocuklar ölür...
O kafa da kılıktan kılığa girerek yaşamaya devam eder.
O kafa... Hep o kafa!
Bu kafa ne yazık ki kanserli bir hücre gibi ülkemizin dört bir yanını sarmış, kurumları sarmış, "resmi" kimlikleri de iyice sarıp sarmalamış...
Haberin Devamı

