Haberin Devamı
Genç çocuklar, sporcular, birbirlerine kıyasıya vuruyorlar... Adam eski karısını öldürüyor, kadın onu koruması gerekenler tarafından korunmamış... Basit bir siyasi gösteri yapılıyor yine coplar iniyor!
Eğer şiddet bu kadar gündelik hayatın bir parçası olmuşsa, yaygın bir hastalık gibi toplumu sürekli kemiriyorsa bununla ilgilenecek doktorlar gerekiyor.
Doktorlar kendi takıntılarına göre hastalık teşhis edemez. “Doktorlar” şimdi sigaraya, alkollü içeceklere takmış vaziyette; asıl hastalığa öylece bakıyorlar.
Bakmakla kalsalar iyi, manzarayı gören herkesin “orantısız güç“ dediği bir sistem içinde dayak atılması olayının ardından dayak atanları eleştirmek yerine onlara sahip çıkıp dayak yiyenleri suçlayınca o küçük futbolcular da birbirine vurmakta bir sakınca görmüyor. Onlar vuruyor, çünkü ağabeyleri de birbirlerine ve onlara vuruyor...
Bu hastalığın boyutları giderek tırmanırken, ateşli silah edinmeyi kolaylaştırmaya ve yaygınlaştırmaya yönelik bir yasa tasarısının ortaya çıkması “doktor”un durumunun da giderek umutsuz hale yaklaştığını gösteriyor.
Siyasette ve en temel toplumsal sorunlarda şiddetin üstesinden gelemiyoruz. Sporda şiddetin üstesinden gelemiyoruz. Hem de öyle gelemiyoruz ki, bize yapılan bir vandallık dolayısıyla Birleşmiş Milletler’e kadar gidiyoruz, ama birbirimize yaptığımız vandallıklar konusunda susuyoruz.
Trafikteki şiddetin üstesinden gelemiyoruz, ağır bir savaştaki kadar kayıp vermemize rağmen trafik suçlarına af çıkarmaya çalışıyoruz.
Eğer doktor bünyeyi kemiren asıl hastalıkların yerine kendi kafasındaki takıntılar üzerine reçete yazarsa doktorluğu biter.
Bizim doktorlarımız şu ya da bu nedenle alkollü içkilere ve sigaraya takılmış oldukları için toplumun gerçek hastalıkları konusunda fikir sahibi olamıyor, doktorluklarını yapamıyorlar.
Siyasette, sporda, gündelik hayatta, trafikte, okulda şiddet birbirini besleyerek hayat alanlarını daha da genişletiyor. Bu ciddi bir hastalıktır, çok insanı kurban verdiğimiz ağır bir hastalıktır. Ve bu hastalıktan kurtulabilmek için işinin ehli, takıntısız doktorlar gerekir.

