O da seçime hazırlanıyor

Haberin Devamı

Abdullah Gül, seçilirken belki de en fazla tartışılan cumhurbaşkanı oldu. Seçildikten sonra siyasi tartışmaların dışında kalmaya özen gösterdi ve zaman zaman “ileri” mesajlar verdi.

Fakat nedense sonra bu görüntü farklılaşmaya başladı. Bir süre önce, Hakkâri’den gelen bir heyeti kabul ettiğinde “ben bile bazı şeyleri söyleyemiyorum” dediği duyuldu.

O “söylenemeyen şeylerin”ne olduğunu tahmin etmek zor değil. Ankara’da ifade edilmeden, gizlice konuşulan konu bu: Dağdaki PKK’lıların inmesini sağlayacak af.

Cumhurbaşkanı bu ifadeyi kullandığını hemen yalanladı. Kimse açıkça şunu sormadı: Koskoca cumhurbaşkanı böyle bir söz söylemediği halde söyledi diye kim uydurabilir? Uyduran, hemen yalanlanacağını bilmez mi?

Siyasiler bazen söyledikleri sözleri kendi kulaklarıyla duyduklarında rahatsız olurlar. Herhalde o olayda da böyle olmuştu.

***


Gül Ermenistan’a futbol maçına giderek, aklı başında herkesin beklediği bir açılımı başlattı. Bütün dünya bu olaya büyük ilgi gösterirken Tayyip Erdoğan da iç kamuoyunda başka bir savaş başlatarak Gül’ün “rolünü” çalmaya kalkıştı. Dünya, Erdoğan’ın o sırada başlattığı kavgayı bilmiyor, ama Gül’ün Erivan ziyaretini biliyor.

Bu olayda aldığı alkış Gül’ün hoşuna gitmişti. Derken ortaya bir de “Ermenilerden özür diliyorum” kampanyası çıktı. Bu konuyla ilgili soruya Gül’ün verdiği cevap bir demokrasi dersiydi: Türkiye’de demokrasi vardır, isteyen istediği görüşü ifade edebilir...

Bu sözler milliyetçi muhafazakâr sağdan, CHP ve MHP’den tahmin edilebilir tepkiyi gördü.

En açık ırkçı tepki de bir CHP’li milletvekilinden geldi. Bu kişi Gül’ün ailesinde Ermeni olduğunu söyleyince aklını düşmanlıklarla bozmamış herkesten tepki gördü.

***


İşte o olayla birlikte Gül için yeni bir kırılma noktası ortaya çıktı. Gül bu CHP’li milletvekiline dava açtı. Dava gerekçesi önce pek az kişinin dikkatini çekti.

Gül’ün dava dilekçesi öyle kaleme alınmıştı ki, bir kişinin ailesinde Ermeni olduğunun söylenmesi “hakaret” olarak görülüyordu.

Bir kişinin ailesinde Ermeni olmasını kötü bir şey olarak görmenin adı da ne yazık ki ırkçılıktır.

Bunun üzerinde durulmayınca Gül hızını alamadı, “özür diliyorum” kampanyası konusunda da başka bir tutuma girerek olayın Türkiye-Ermenistan ilişkilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Böylece hem önceden söylediğini yutmamış hem de kampanyaya tepki göstermiş oldu.

Unutmayalım, sonraki cumhurbaşkanını halk seçecek, yani Gül’ün geri adımlarını anlamalıyız.

DİĞER YENİ YAZILAR