Nihayet

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın malvarlığı ile ilgili açıklama nihayet yapıldı. Açıklamanın onca tartışma ve çekişmenin ardından neden bu kadar gecikmeyle yapıldığı sorusu bütün vatandaşların zihninde yer almaya devam edecektir

Haberin Devamı

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın malvarlığı ile ilgili açıklama nihayet yapıldı. Açıklamanın onca tartışma ve çekişmenin ardından neden bu kadar gecikmeyle yapıldığı sorusu bütün vatandaşların zihninde yer almaya devam edecektir.

Bu açıklamada bazı eksiklikler olduğunu da dikkatle bakan herkes görür.

* Örneğin "banka hesabı" bölümünde yer alan nakit tutarının "kaç yıl boyunca, hiç para harcamadan" toplandığı sorusu sorulacaktır.

* Başbakan'ın eşine ait önemli bir mal varlığı görünmüyor. Buna karşılık çocuklarının mal varlıklarıyla ilgili herhangi bir bilgi verilmemiş.

* Ayrıca yıllardır oturduğu ev ve daha önce gazetelerde yayımlanan yeni satın alınmış evlerle ilgili hiçbir bilgi de açıklamada yer almıyor. Eğer yeni alınan evler çocuklarının üzerine kayıtlı ise bunların da beyanda yer alması gerektiğini her vatandaş düşünebilir. Çünkü bilindiği kadarıyla Başbakan'ın çocukları herhangi bir iş yapmıyor, öğrenimlerine devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nın mal varlığı hakkında böyle sorular sorulması bile aslında "ayıp"tır. Ama bu, vatandaşın ya da medyanın durup dururken yaptığı bir "ayıp" değil.

Ayıbı ortaya çıkaran, en üst düzeydeki siyasilerin kendileridir.

* Birçok ülkede, buna benzer tartışmaların arkasından hemen kamuoyu araştırmaları yapılır ve halka sorulur: "Başbakan'ın mal varlığı açıklaması size inandırıcı geldi mi?"

Başbakan'ın mal varlığı olayını çok önemsediği, tartışmanın başından beri izlediği tavırdan anlaşılıyor. AKP'nin de sürekli olarak kamuoyu araştırmaları yaptığı belirtiliyor. Başbakan çok önemsediği bu konuda hemen bir kamuoyu araştırması yapılmasını isteyebilir. Araştırmanın sonucu, diğer bütün seçim araştırmalarından çok daha önemli işaretler verecektir.

Erdoğan mal varlığı tartışmasında kendi kendisini cendereye soktu ve bu cendereden çıkmayı başaramadı. Bir başbakanın mal varlığı hakkında fazla soru sorulmasının anlamı büyüktür.

Gelin anlatın!
Trabzon'da bir rahip öldürülüyor. İstanbul'da Ermeni konferansının iptali konusunda yazı yazmış olan 5 gazeteci yargılanıyor...

Türkiye yine bütün dünyaya bu görüntülerle yansıdı. Gazetecilerin yargılanması ile rahibin öldürülmesi bir gerçeğin iki yüzü halinde, yine üstümüze yapışmış olaylar olarak dünyanın belleğinde kalacak.

Özlediğimiz ileri Türkiye bu mu? Rahip öldüren, gazeteci yargılayan bir ülke isteyenler, bunu doğal bulanlar bugünün hastalarıdır.

Bu görüntülerle anılan bir Türkiye, hiçbir konuda hiçbir derdini anlatamaz. Ağır bir hastalık toplumumuzda tekrar su yüzüne vurdu. Bu hastalığın çok hızla tedavi edilmesi şarttır.

Gazetecileri yargılayan bir ülke, asla dünyanın gelişmiş tarafında yer alamaz. Bunu hasta kafaların anlaması mümkün değildir. O yüzden, hasta kafaları çıktıkları deliklere tekrar kapatmak gerekir.

DİĞER YENİ YAZILAR