Haberin Devamı
Tayyip Erdoğan, Almanya yolunda uçağında bulunan gazetecilere cumhurbaşkanı adayı olma konusundaki niyetini açıkladı. "Aday olacağım" demedi. Ama bütün söylediklerinden aday olmak istediği, şu andaki kararının bu yönde olduğu anlaşılıyor.
Parti içinde ve yakın çevresinde bu karara karşı görüş beyan edenlerin son derece azınlıkta olduğu da sözlerinden anlaşılıyor. Dolayısıyla eğer aday olursa AKP grubunda önemli bir "çatlak" olmayacaktır.
Erdoğan'ın bu yolda atlatması gereken engellerden biri, Meclis toplanma sayısı konusundaki tartışmadır. Eğer cumhurbaşkanı seçmek için toplanan Meclis'in ilk oturumunda üçte iki çoğunluk bulunmazsa CHP Anayasa Mahkemesi'ne gidecektir.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, böyle bir durumda üç gün içinde karar almaya çalışacaklarını söylemiştir.
Ancak bu, seçimin "mahkemelik" olması anlamına gelir. Üstelik Anayasa Mahkemesi'nden çıkacak karar iki taraf için de garanti değildir.
Erdoğan bu sıkıntıyı atlatmak için Anavatan ve DYP ile anlaşarak ilk oturuma girmelerini sağlamaya çalışacaktır. Bu amaçla Mumcu ve Ağar ile, onların makamlarında görüşmeye gidecektir.
Bizzat kendisinin, iki küçük muhalefet partisinin liderlerinin "ayağına" gitmesi bile kararlılığını gösteriyor.
Ankara mitinginden yükselen "istemiyoruz" sesinin de Erdoğan'ı pek etkilemediği anlaşılıyor.
Erdoğan'ın atlatması gereken ikinci engel ise sadece bir varsayım. Eğer Erdoğan adaylığını açıklamadan önce CHP, başka partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle önemli bir ismi kendi adayı olarak açıklarsa, Erdoğan'ın önüne çok önemli bir manevi engel daha çıkmış olur.
Aslında bu ihtimalden çekinmesine gerek yok, çünkü CHP'nin böyle bir ruha sahip olmadığı ortada.
Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına kesinleşmiş gözüyle bakabiliriz. Büyük tepkiler olacaktır ama bu tepkileri gösterenler Erdoğan'ın anayasal kurallar içinde seçildiğini göz önüne almak zorundadır.
Bunun anlamını Erdoğan da iyi değerlendirmek ve cumhurbaşkanı makamının özelliklerini şimdiden sindirmek durumundadır. Kendisiyle ilgili kuşku bulutlarını, soru işaretlerini dağıtmak sadece Erdoğan'ın sorumluluğudur.
NOT
Avrupa Birliği'ne veda
Avrupalı bir gazeteci, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinin biteceğini söyledi. Gerekçesi çok açık: Erdoğan cumhurbaşkanı olunca eşi ve ailesiyle bir fotograf çektirecek. Avrupa'da Türkiye'yi dışarıda tutmak isteyen bütün güçler bu fotoğrafı gösterecek ve insanlara "Bu Türkiye'yi içinizde istiyor musunuz" diye soracak. İslamla ilgili korkuları en üst noktada bulunan Avrupa toplumlarının bu fotoğrafa bakıp verecekleri cevap da bellidir...
"Hayır, bu fotoğraf bizi anlatmıyor, temsil etmiyor demeniz de bundan sonra çok zor olacak" diyor o Avrupalı gazeteci.

