Haberin Devamı
Ankara Çankaya’nın Belediye Başkanı Eryılmaz, gizlice kayda alınan konuşmasında yerel yönetimlerdeki kangreni anlatıyordu.
Eryılmaz, bu konuşmasının ortaya çıkmasından sonra doğal olarak değişik tepkilere hedef oldu. Bu tepkilerin en makulü diyelim, “madem ki bu rant yaratma karşılığı nemalanma düzenini daha önceden biliyordun neden açıklamadın” şeklinde olanı.
Aslına bakılırsa bu tepki de o kadar makul sayılmaz, çünkü ilgili herkes yerel yönetimlerdeki “rant yarat, nemasını görürsün” düzenini zaten biliyor.
Tabii ki bu düzen bütün yerel yönetimlerde geçerli değil, ancak çok yaygın olduğu da kuşku götürmez.
Eryılmaz dün bir açıklama yaparak bütün belediye başkanlarının mal ve servetlerinde, görevleri süresince meydana gelen değişiklikleri açıklamalarını önerdi.
Kendisinin açıkça verdiği isim de Ankara Büyükşehir’in AKP’li Başkanı Gökçek.
Birinci soru: Ankara Çankaya Belediye Başkanı herhangi bir kişi değildir, İçişleri Bakanlığı bu açıklama üzerine herhangi bir işlem yapacak mıdır?
*Birinci cevap: Tabii ki yapmayacaktır, çünkü önümüzdeki yerel seçimde çok büyük olasılıkla Gökçek yine AKP’den aday olacaktır.
İkinci soru: Bu çağrı üzerine kaç büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanı göreve gelmeden önceki ve sonraki mal varlığını (eş ve çocuklar dahil) açıklar?
*İkinci cevap: Bu sayının iki elin parmaklarını geçmesi bile önemli bir gelişme olur.
Üçüncü soru: Adını “AK” olarak koymuş AKP kendi partisinin belediye başkanlarının bu açıklamaları yapması için girişimde bulunur mu?
*Üçüncü cevap: Hiç zannetmiyorum, Dengir Fırat çıkar, bunun neden yapılamayacağını açıklar.
Dördüncü soru: Eryılmaz önümüzdeki seçimde tekrar CHP’nin adayı olur mu?
*Dördüncü cevap: Olmaz, çünkü bu kaydı yapan ve açıklayanların CHP’de yönetici olduğuna ilişkin güçlü iddialar var.
Demek ki “neresinden tutsan dökülüyor” durumuna biraz daha gömülmüş vaziyetteyiz. Yine de siyasette temizlik umudumuzu kaybetmemeye çalışıyoruz, hatta “siyasi etik yasası” bile öneriyoruz.
Ne yazık ki “siyasette temizlik, siyasi ahlak ya da etik” umudunu taşıyan “saflar” giderek “en küçük azınlık” durumuna düşecek. Diğerleri de bu en küçük azınlığa “iflah olmaz saflar” gözüyle bakacak ve “rant yarat-nemayı kap” düzeni işlemeye devam edecek.

