Nefes alışlarını izlemek

Eskiden, 60'lı yıllarda bir içişleri bakanı "Solcuların nefes alışlarını bile izliyoruz" demişti. O günlerde bu söz büyük tartışmalara yol açmış ama sonuçta ortaya açık bir tespit çıkmıştı

Haberin Devamı

Eskiden, 60'lı yıllarda bir içişleri bakanı "Solcuların nefes alışlarını bile izliyoruz" demişti. O günlerde bu söz büyük tartışmalara yol açmış ama sonuçta ortaya açık bir tespit çıkmıştı: Devletin güvenlik güçleri çalıştıkları, çalıştırıldıkları zaman istenen kesimi, belirlenen çevreyi en ayrıntılı biçimde izleyebiliyordu.

Türkiye'nin terörle yaşadığı yıllarda; 1980 öncesinde de, 1984'ten başlayarak bölücü terörle karşı karşıya kaldığı dönemde de, güvenlik güçlerinin olayları ve zanlıları izlemek konusunda çok başarılı olduğu görüldü.

Bugün ise, radikal İslamcı terörün Türkiye bağlantısının 1990'larda ortaya çıkan Hizbullah adlı örgüt olduğu artık anlaşılmıştır. Başbakan istediği kadar bu meseleye "duygusal" yaklaşsın, ne olduğu ortadadır.

Hizbullah...
Bu örgüt, adını Güneydoğu'da PKK eylemlerinin ve etkinliğinin en yüksek olduğu dönemde duyurmuştur. Kürt kökenli İslamcı gençler Hizbullah adı altında örgütlenerek "solcu" ve "İslam düşmanı" PKK'nın karşısında yer almışlardır.

Bu örgüte, o dönemde yetkililerin en azından hoşgörüyle baktığı, "iti ite kırdırma" taktiğinin bir unsuru olarak doğrudan ya da dolaylı şekilde kullandığı çok konuşulmuş ve yazılmıştır.

Bu örgüte bağlı insanların daha sonra Pakistan, Afganistan, Çeçenistan ve Bosna bağlantıları içinde daha geniş bir örgütlenmenin parçaları haline geldiklerini kuşkusuz birileri biliyordu. "Solcuların nefes alışları" izlenebiliyorsa, bunlann da uluslararası bağlantıları kuşkusuz izleniyordu.

Son eylemleri hafifsemeye kalkmak, Türkiye'deki bir avuç fanatiğin çılgınlığı gibi görmek daha büyük sorunların temelini atar. Kendilerini "İslamın savaşçıları" olarak gören, intihar eylemlerine rahatlıkla kalkışan bir örgütü hafifsemek büyük yanılgıdır.

Diğer ciddi bir yanılgı ise bu örgütün ideolojik yapısını, örgüt yapısını, kendilerine "İslamcı" dedikleri için tam teşhis etmemektir.

Güvenebiliyor muyuz?
Bu örgüt, tümüyle radikal İslam temelinde inançlara bağlı olarak, "Büyük Şeytan" Amerika ve onun destekçilerine savaş açmıştır. Bugüne kadar, Türkiye'de önemli bulunmamış olsa da bunların "nefes alışlarının" da çoktan izlenmeye başlamış olduğuna güvenmemiz gerekir.

Türkiye Soğuk Savaş döneminin yansıması olan terörü yaşadı. Ortadoğu büyük yangına giderken bölücü terörü yaşadı. Şimdi de radikal İslamcı terörü yaşıyor. Daha önce yaşadıklarımızdan çıkarılacak dersler bu sonuncu saldırıyı daha az zararla atlatmamızı sağlayacaktır. Tabii ki saldırının nereden geldiğini ve amacını iyi tespit etmek şartıyla.

DİĞER YENİ YAZILAR