Neden okuyorum?

Haberin Devamı

Başlık, Fransızların genç kuşak parlak yazarlarından Frédéric Beigbeder’in bir yazısının başlığı. Beigbeder, aylık kitap dergisi Lire’de her ay yazı yazıyor. Ben bu yazıları kitaplarına göre kendime daha yakın buluyorum.

“Neden okuyorum” başlıklı son yazısına Charles Dantzig adlı yazarın “neden okuyoruz” sorusuna verdiği cevapla giriyor: “Hiçbir işe yaramadığı için okuyoruz.”

Sonra Beigbeder kendi okuma gerekçelerini sıralıyor. Her maddeyi okuduktan sonra, “ben neden okuyorum” sorusuna cevaplar üretmek çok kolay.

Ben neden okuyorum? Birinci cümle Begibeder’e ikinci cümle bana ait:

- Okuyorum çünkü hayat bana yetmiyor (Pessoa’nın dediği gibi).

Hayat yetebilsin diye okuyorum.

- Kadınlara saçma laflar etmemek için okuyorum.

Kadınlar okuyanları sevdiği, hatta onlardan biraz korktuğu için okuyorum.

- Dizi seyretmemek için okuyorum.

Dizi seyrederek okuyabildiğim için okuyorum.

- Başka yerde olmak için okuyorum.

Başka yere gitmemek için okuyorum.

- Sen olmak için okuyorum.

Ben olarak çoğalmak için okuyorum.

- Okuyorum çünkü dünyada hem tek başınayken hem yanında biri varken yapabileceğin tek şey okumak.

Yanımdakilerle ilişkimi kesmeden okuyabildiğim için okuyorum.

- Montaigne’in kafasına girebilmek için okuyorum.

Aynen.

- Montaigne, Flaubert ve Gide bana kim olduğumu öğretsin diye okuyorum.

Onlar gibi yazamayacağımı bildiğim için okuyorum.

- Ölüleri dinlemek için okuyorum.

Canlıları dinlemek için okuyorum, çünkü kâğıt üzerindeki her şey ölü bile olsa canlıdır.

- Dışarı çıkmadan ‘çıkmak’ için okuyorum.

Nerede olduğumun farkında olmadığım için okuyorum.

- Yaşlanmamak için okuyorum.

Aynen.

- Toplumdan olduğu kadar kendimden de kaçmak için okuyorum.

Aynen, ama okudukça hem toplumun içine hem de kendi içime biraz daha fazla tıkılıyorum.

- Özgür olmak için okuyorum.

Okumayanlardan çok daha özgür olduğumu hissettiğim için okuyorum.

- Rahatsız edilmemek için okuyorum.

Rahatsız edilsem bile okuyabildiğim için okuyorum.

- Telefona cevap vermemek için okuyorum.

Telefona cevap verdikten sonra okumaya aynen devam edebildiğim için okuyorum.

- Burada değil orada olmak için okuyorum.

Aynen.

- Hiçbir neden olmadan okuyorum.

Okumaya başlama nedenimi hatırlamadığım için okuyorum.

- Okumak için okuyorum.

Aynen.

***


Beigbeder’in cevapları içinde birkaç “fazla Fransız” gelecek olanı da vardı, onları atladım. Ama bu eldeki malzeme de herkesin neden okuduğunu düşünüp anlayabilmesi için yeterlidir.

NOT: Bu yazı Vatan Kitap’ın son sayısında yayımlandı. Ancak editörümüz Aytekin Hatipoğlu’nun önerisi ve iki okurumuzun isteği üzerine, bir “pazar yazısı” olarak tekrarladık.

DİĞER YENİ YAZILAR