Türkiye'ye yatırıma dönük yabancı sermaye gelmesi için bir toplantı daha yapıldı. Toplantıya birçok batılı şirketin en tepesindeki kişiler de katıldı.
Böyle bir ilgi gösterilmesi önemlidir, çünkü daha önce sadece turist olarak geliyorlardı, bugün yatırım imkânlarını anlamak için geliyorlar.
Toplantıya katılanların iki ortak şikâyeti olduğu haberlere yansıdı. Bunlardan biri vergilerin yüksekliği, ikincisi de bürokrasidir.
Vergiler sadece yabancılar için değil Türkler için de; çalışanlar için, yatırımcılar için ve tüketiciler için de yüksektir.
* Yabancı bir şirketin "alaturka" yollarla vergi sıkıntılarını çözmesi de mümkün olamayacağı için bu konu en büyük caydırıcı unsur olarak gündemde durmaktadır.
Bürokrasi ise adeta yıkılmaz bir kale olarak yine en başta Türklerin hayatını zorlaştırmaya devam ediyor.
Bu sorun ülkemizin karmaşık ve hantal devlet yapısının hem kaynağı hem de sonucudur. Yabancı yatırımcı için onlarca imza ve onay isteyen bürokratik gelenekler her Türk vatandaşına da yabancılardan daha az kötü davranmıyor.
Vizyonsuz olmaz
Türkiye'de doğru dürüst bir yabancı sermaye yatırımı, birkaç büyük örnek dışında yok.
Sayıyı yine tekrarlayalım: Son 24 yılda Türkiye'ye yapılan yabancı sermaye yatırımlarının toplamı 13 milyar dolardır.
Batımızdaki Türkiye'den çok daha küçük ülkelerde ise bu sayı neredeyse yıllık yabancı sermaye girişini göstermektedir.
* Yabancı sermaye öncelikle siyasi istikrara, ekonomik istikrara bakar. Ama aynı zamanda işini geliştirebilme imkânlarına da bakar.
Daha önceleri Türkiye'ye yabancı sermaye davet edilirken, dağılmakta olan Sovyetler'den kopan Türkî cumhuriyetlerle olan ilişkilerimiz bir ticari unsur olarak gösterilirdi. Bugün Türkiye'nin Türki cumhuriyetler üzerinde böyle bir etkisi olduğunu söylemek mümkün değil.
Ermenistan ile sınır açılınca, tek soluk kapısı olan Türkiye, bu küçük ülkeye her türlü malı doğrudan satacak. Kuzey Irak ile daha farklı ilişkiler kurulsa, Türkiye özerk Kürdistan'a "ağabey" olma tavrına seçse, bu durumu en büyük ilgiyle izleyecekler yine yabancı yatırımcılar olacaktır. Aynı şekilde, Türkiye'nin Suriye ile ilişkileri henüz normale dönmektedir. Suriye için de Türkiye kaçınılmaz ve doğal bir açılım alanı olacaktır.
Yabancı sermaye Türkiye'nin iç siyasi ve ekonomik istikrarına bakarken çevresiyle ilişkilerine de bakıyor. Hem AB'nin içinde yer almış hem de bölgesinin "ağabeyi" olmuş Türkiye'nin konumu dünyadaki ekonomik merkezler açısından çok daha farklı olacaktır.
Yabancı yatırımcıların bugünden yarına gelmeleri için dua etmek yerine daha başka vizyonların devreye sokulması asıl önceliktir.
Neden gelmiyor...
Türkiye'ye yatırıma dönük yabancı sermaye gelmesi için bir toplantı daha yapıldı. Toplantıya birçok batılı şirketin en tepesindeki kişiler de katıldı
Haberin Devamı

