Ne yaptın Aynur!

Haberin Devamı



Hiç olmadı Aynur. Kalkmış Kürtçe şarkı söylemişsin. Hiç olmadı bu...

En başından başlayalım: Bu memlekette ne zaman Kürtçe şarkı söylenebileceğine karar veren ağabeyler, amcalar vardır.

Sen öyle kafana göre Kürtçe şarkı söyleyemezsin. Onlar düşünür, senin adına karar verir, “söyle” derlerse söylersin, “söyleme” derlerse söylemezsin.

Bu ağabeyler, amcalar kendi boyunlarına değişik siyasi yaftalar asarlar, hatta bazen birbirleriyle ölümüne savaşırlar; ama ortak özellikleri, karar hakkının kendilerinde olduğuna yürekten inanmalarıdır. Zaten birbirlerine girmelerinin nedenlerinden biri budur, “karar verme hakkını sen nasıl kullanırsın o hak bana aittir” der ve çok kızarlar.

***


Onlar sana “söyle” demeden Kürtçe şarkı söylemişsin. Haydi bunu yapmışsın, ama tepki gelince de uyanamamışsın. O açık hava tiyatrosunu dolduranlar arasında kendilerinin solcu olduğuna yürekten inanmış bembeyaz insanlar vardı.

Aynur, tepki gelince yapman gereken, hemen bir “yiğidim aslanım” patlatmaktı. Bu bembeyaz insanlar o zaman solculuklarını hatırlar, tüttüremedikleri sigaraların çakmaklarını sallayarak, kendileri de bir o yana bir bu yana kaykılarak sana eşlik ederlerdi. Çoğunun gözü dolar, senin Kürtçe şarkı yanlışın da affa girerdi.

***


Aynur, sanatçı olmuşsun, şarkı söylüyorsun ama burasının, ruhlarının faşizmin çeşitli türleriyle yoğrulmuş olduğunu fark etmeyen bembeyaz insanların kendilerini solcu sandıkları bir yer olduğunu anlayamamışsın.

Bu bembeyaz insanların solcu sandıkları partinin başındaki şahsın ne dediğini de görmemişsin konserde önce. “Askerlerin, içeri attığınız için moralleri bozuk, o yüzden bu şehitler verildi” cümlesiyle kıraathane edebiyatına yaptığı derin solcu katkının farkında olsaydın herhalde Kürtçe şarkı söylemezdin.

Bu solcu kültür derinliği seni şaşırtmasın. O şahsın “abileri” 12 Eylül anayasası referandumu öncesinde, -gençler hatırlamaz, aleyhte görüş açıklamak yasaktı- memleketi dolaşıp “askerlerin anayasasına evet deyin de bir an önce gitsinler” diyerek solculuk yapmışlardı.

Televizyon muhabirleri gibi yapalım Aynur: Tekrar etmek gerekirse, sen kendi kafana göre Kürtçe söyleyemezsin; ne zaman söyleyeceğini sana bembeyaz veya beyazlamaya başlamış yeni abilerin bildirirler. Tamam mı?

DİĞER YENİ YAZILAR