Ne olacak bu Kıbrıs?

Avrupa Birliği ile ilişkiler yine Kıbrıs üzerine odaklandı. Ortalığı yine bir “asla taviz vermeyiz” edebiyatı sardı

Haberin Devamı

Avrupa Birliği ile ilişkiler yine Kıbrıs üzerine odaklandı. Ortalığı yine bir “asla taviz vermeyiz” edebiyatı sardı.

Şu anda Kıbrıs konusunda hangi adımın taviz olup olmayacağı yine karıştı.

Çünkü Kıbrıs konusundaki gerçek durum sürekli olarak gözardı ediliyor ya da gözlerden saklanıyor.

Türkiye, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni resmen tanımıyor. Ancak bu devleti bütün dünya tanıyor ve bu ülke Avrupa Birliği üyesi.

Bu devleti tanıyanlar ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olan Türklerdir. Sonradan oraya gönderilmiş olanlar değil, gerçekten Kıbrıslı olan Türkler, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni resmen tanımakta ve bu ülkenin kimliğini, pasaportunu almaktadır.

Binlerce KKTC vatandaşı Türk, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti pasaportlarıyla, Avrupa Birliği vatandaşları olarak dünyada serbestçe dolaşabilmektedir; diğer AB üyesi ülkelerde de çalışma ve yaşama imkânına sahiptir ve bu imkânı kullanmaktadır.

Şu anda Kıbrıslı Rumlar KKTC’de rahatça dolaşmakta, KKTC vatandaşı Türkler de aynı zamanda diğer bölgenin vatandaşı olarak orada dolaşmakta ve çalışmaktadır.

***

KKTC’nin bağımsız bir ekonomisi yoktur. Bunun nedenlerinden biri, KKTC’ye uygulanan uluslararası engellerdir. Ama sonuçta KKTC ekonomisi demek Türkiye’den giden para demektir.

Önce bu gerçekleri görmek gerekiyor. Ondan sonra neyin taviz olduğunu neyin olmadığını düşünmek gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerine başlamıştır. Bu da aslında AB üyesi olan bütün ülkelerle görüşmek anlamına gelmektedir. Dolayısıyla da Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti arasında resmi ilişki kurulmuş olmaktadır.

Ayrıca sporun çeşitli dallarıyla ilgili olan herkes biliyor ki Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti bütün uluslararası kuruluşlar tarafından tanındığı için bu ülkenin her spor dalındaki takımları ve sporcuları sık sık Türkiye’ye geliyor, kendi bayrakları altında yarışmalara katılıyor. Aynı şekilde Türk takımları da, zorunlu kaldıkları zaman bu ülkeye gidip yarışıyor. Çünkü Türkiye bu ülke takımlarıyla karşılaşmayı reddederse bütün uluslararası spor örgütlerinden atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Eğer “biz bu devleti tanımıyoruz onun takımlarıyla oynamayız” demek cesaretine sahip bir siyasi varsa, çıksın bunu söylesin. Ve bütün spor dallarında Türkler sadece kendi içinde oynasın, uluslararası karşılaşma diye de KKTC’ye gitsin, onlar da buraya gelsin ve kendimizi şimdi de böyle kandıralım.

***

Kıbrıs konusundaki son tartışmalara, bazı Ankaralı siyasilerin esip üfürmelerine bakarken, neyin taviz olduğunu düşünürken önce gerçekleri görmek zorundayız. Bu gerçekler de öyle karmaşık değildir, aynen yukarda özetlendiği gibidir.

DİĞER YENİ YAZILAR