Ne meczubu!

"Meczuplar" Türkiye'yi yine şiddet ve kan denizine çevirmek için harekete geçti. Çoktandır hareket halindeydiler ama halk hep bu kişilerin meczup, akıl dengeleri bozuk kişiler olduğuna inandırılmaya çalışıldı

Haberin Devamı

"Meczuplar" Türkiye'yi yine şiddet ve kan denizine çevirmek için harekete geçti. Çoktandır hareket halindeydiler ama halk hep bu kişilerin meczup, akıl dengeleri bozuk kişiler olduğuna inandırılmaya çalışıldı.

* Bunlardan biri dün Danıştay'da katliam girişiminde bulundu. Bir gün önceden keşif yapan, attığı her kurşun hedefini bulan, hatta yalnız olmadığı anlaşılan bu avukatın, akıl dengesinin bozuk olduğu söylenip işin içinden çıkılamaz.

Bir gün önce duruşmayı basıp insanlara saldıran avukat ve adamları için de "bunlar akıl dengeleri eksik kişiler" denilip mesele kapatılamaz.

* Geçen hafta üç kez Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atanların da "Allahüekber" diye bağırdıkları için akıl dengeleri eksik fanatikler olduğu söylenip olay unutturulamaz.

* Geçen şubat ayında Trabzon'da rahip öldüren genç için de benzer gerekçeler ileri sürülmüş ve olayın unutulmasına çalışılmıştı.

Bunların tek başına ve birbirinden bağımsız olaylar olmadığını düşünmek için çok fazla gerekçe var.

***

* Bütün bunlar aynı "milliyetçi mukaddesatçı" ruhla hareket ediyor. Aynı ruhla saldırıyor, öldürüyorlar.

Aynı ruhla Türkiye'yi karanlığa götürme planlarına uşaklık ediyorlar.

Trabzon'daki rahip cinayetini "meczup işi" deyip küçültüp, dikkatlerden gizlemeye çalışırsanız Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombayı hazırlamış olursunuz.

Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atanları yakalayamadığınız zaman güpegündüz mahkemede duruşma basılıp insanlar dövülür, güvenlik güçleri de seyreder.

Duruşma baskını karşısında suspus ve çaresiz kalırsanız biri de gelir Danıştay'ı basar yargıçları öldürür.

Bütün bu olaylar birbiriyle bağlantılıdır. Örgütsel bir bağ olmasa bile faillerdeki "ruh bağlılığı" ortadadır.

Bu açık olarak söylenmediği sürece, hep faillerin akıl sağlığı gerekçe gösterildiği sürece bu olaylar devam edecektir.

Trabzon cinayetine gerekçe aranmasaydı, Cumhuriyet'le ilk bomba atıldığında Başbakan bizzat gidip geçmiş olsun deseydi, sürekli olarak duruşmalara saldıranlara gereken işlemler yapılsaydı, dünkü Danıştay baskını için cesaret bulmaları mümkün değildi.

Bu olaylar tabii ki hükümeti yaralayacaktır. Hükümet "bizimle ne ilgisi var" diyerek işin içinden sıyrılamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR