Haberin Devamı
Siyasette gerilimin arttığı dönemlerde, kamuoyunun geniş kesimi, siyasiler arasında diyalog ister. Ama bugüne kadar da böyle talepler ortaya çıktığında, beklenen gönüllü ve yapıcı diyaloğa girme iradesini ortaya koyan siyasi görülmüş değildir.
1980 öncesinde Demirel ile Ecevit’in içine girdikleri kıyasıya mücadele, toplumu daha da germek isteyenlerin, kan dökülmesi için çaba gösterenlerin ekmeğine yağ sürmüştü. 1995-1996’nın sıkıntılı günlerinde ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ile DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, asıl hedef olarak birbirlerini seçmiş, sonuçta 28 Şubat süreci koşullarının yaratılmasına yardımcı olmuşlardı.
Bir süredir kamuoyu yine siyasilerin bir araya gelmeleri yolunda baskı yapıyor. Aylardır süren anlamsız tartışma ve laf oturtmalardan sonra bir görüşme takvimi de ortaya çıkmaya başladı. Başbakan Erdoğan’ın görüşeceği liderler arasında MHP Genel Başkanı Bahçeli ve BDP’liler bulunmuyor.
Baykal döneminde her türlü görüşmeden uzak duran CHP’nin bu kez Kılıçdaroğlu ile bir diyaloğa kapı açması olumlu görülebilir.
Bu görüşmelerde eğer teröre karşı daha etkili tedbir alınması konuşulursa zaten kimse itiraz etmez. Erdoğan sınır ötesi askeri harekât konusunda destek isterse, buna da zaten tepki gelmez. Ama konunun esasına girilmeyeceği de görüşme sürecinin hazırlanışında ortaya çıktı.
Terörle mücadelenin birinci konusu, yıllardır konuşulduğu ve Genelkurmay Başkanı’nın da söylediği gibi “dağa çıkışların önlenmesini” ve “dağdakilerin inmesini sağlayacak” kararlardır. Bunun konuşulabilmesi için de “af” kelimesinin, “pişmanlık” ya da “itiraf” gibi unsurlardan arındırılmış olarak telaffuz edilebilmesi gerekiyor.
Böyle bir “açık konuşma” sürecinin başlayabilmesinin koşullarından biri de toplumdaki gerilimin indirilmesinde “mutabık” kalınmasıdır.
O yüzden de hem MHP’nin hem de BDP’nin bütün görüşme süreçlerine katılması şarttır.
Türk halkının “bitirin” dediğini; en duygusal anlarda bile, şehit cenazelerinde bile “bitirin” denildiğini bütün siyasiler duymak durumundadır.
“Bitirin!” Türk toplumu bunu sabırla söylemeye devam ediyor.

