Ne değişti?

Hükümet, Amerikan savaş uçaklarına hava sahamızı açma yetkisini aldı. Bu demektir ki Türkiye'nin hava sahasını Amerikan uçakları istedikleri gibi kullanacaklar

Haberin Devamı

Hükümet, Amerikan savaş uçaklarına hava sahamızı açma yetkisini aldı. Bu demektir ki Türkiye'nin hava sahasını Amerikan uçakları istedikleri gibi kullanacaklar. Bu tezkere de Meclis'in kapalı oturumunda görüşüldüğü için AKP hükümetinin politikasının ne olduğunu Türk halkı yine öğrenemedi. Bu arada Amerika Kuzey Irak'taki Kürt aşiretlerini silahlandırdı ve savaşta kullanmak üzere tedbirler alıyor. Türk askerinin Kuzey Irak'a girmemesi için Amerikan yönetimi birkaç kez "uyarı"da bulundu. Kuzey Irak'ta Kürtler Amerika'nın en yakın müttefiki olarak örgütlendiler. Onlar da Türk askerlerinin bölgeye girmemesi için sürekli baskı yapıyor.

Kuzey Irak...
Türkiye'nin ana ilgi konularından biri Türkmenlerdi. Kuzey Irak'taki muhalif grupların yönetimine Türkmenler, Türkiye'nin bütün baskılarına rağmen alınmadı. Türkmenlerden sadece "Irak'ın kurucu unsurlarından biri" olarak söz ediliyor. Talabani'nin dünkü açıklamalarında yer alan "Türkmenlerin Irak Başkanlık Konseyi'nin altıncı üyesi olacakları" hususu da henüz kesinlik kazanmamıştır. Bu durumda, savaşta ve savaş sonrası yeni oluşumların biçimlendirilmesinde Türkmenlerin söz sahibi olmaları güç görünüyor. Kuzey Irak meselesinde Türkiye kozlarını kaybetmiştir. Kürt aşiretler Kuzey Irak'ta bundan sonraki gelişmelere hakim olacaklardır. Türkmenlerin devre dışı kalması en güçlü ihtimaldir. Türkiye'nin hava sahasından Amerikan uçaklarının serbestçe geçmeleri nedeniyle de Türkiye yine, Irak ve diğer Araplar açısından ABD'nin müttefiki durumundadır. Bu yüzden ABD Dışişleri, kendi vatandaşlarını uyararak Türkiye'ye gitmemeleri, burada bulunanların ise ayrılması çağrısını yapmıştır.

Kapalı oturum!..
Türkiye, savaşın bütün olumsuz sonuçlarını yaşayacaktır. Moral sorunların yanı sıra ekonominin önemli yaralar almaması imkânsızdır. Savaşın yanıbaşındaki bir ülkede kimse yatırım yapmaz, hiçbir yabancı da gelip parasını riske atmaz. Turizm bu yıl için yine iflas etmiştir. Bunların dışında Türkiye'nin Batı'ya yönelik dış ticaretinin etkilenmesi de kaçınılmazdır. Bunların hepsi zaten olacaktı ve hükümet bu zararların Amerikan yönetimi tarafından karşılanmasını istiyordu. Bu da olmadı. Ne değişti? Hiçbir şey değişmediği gibi, bütün şartlar Türkiye açısından en olumsuz noktalara geldi. Kuzey Irak'ta insiyatif kullanma imkânı kalmadı, ekonomi zarar görecek, Amerika ile ilişkiler bozuldu, Arap dünyası ile zaten ilişkiler bozulacak vs. Hükümetin bütün bu gelişmeler hakkında halkı tam bilgilendirmesi şarttır. Ama bunu yapamayacakları için Meclis'in kapalı oturumunda gizlenerek kendilerini kurtarma çabası içine girdiler. Eski bir söz vardır: Bu sıklet bu ağırlığı kaldırmaz. AKP hükümeti de bu ağırlığı kaldıramadı.

Ekranda herşey görünür
Eski bir gazete patronunun bir hikâyesi anlatılıp durur. Gazetesinin önemli kişilerinden biri, yeni gelişen televizyonda bir programa çağırılmış, patron şöyle demiş: "Oğlum sakın çıkma. Seni görmeyen tanımayan insanlar bir şey olduğunu sanıyorlar. Ekranda gerçekte ne olduğun hemen anlaşılır, gazete tiraj bile kaybeder..." Bu hikâye doğru mudur yakıştırma mıdır, bilmiyorum. Ama televizyon kanallarında uzman olarak konuşan emeklilerin çoğunu izlerken bu hikâyeyi anmamak mümkün değil. Gazeteye gelen yazılar okunur, incelenir, redaksiyondan geçirilir, içindeki fikir zayıfsa da iade edilir. Ekran öyle değil; gerçeği ve ismi, unvanı, rütbesi ne olursa olsun herkesin gerçek "içeriğini" tam olarak yansıtıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR