Dün birçok adli olay gündemdeydi. Ekrana biraz kulak verenler, bugünkü gazetelere göz atanlar kolayca fark etmişlerdir. Yakın zamana kadar halının altına süpürdüğümüz -süpürdükleri, yokmuş gibi davrandıkları feci bir birikimimiz var.
Bunları ardı ardına koyduğumuzda, yakın geçmişimizden kalan birçok meselenin hesabının bir an önce görülmesinin ne kadar gerekli ve önemli olduğunu anlamamak mümkün değil.
Bir silahlı “devrimci örgüt” davası var. Neden bugün silahlı olduklarının açıklaması bir yana, karmaşık ilişkiler içindeki emniyet mensuplarının böyle bir “silahlı devrimci örgütle” neden bağlantılı olduklarını açıklamak da oldukça zor. Bazı silahlı “devrimci” örgütlerin yakın günlere kadar yaşatılmış olmasının mantıklı bir açıklaması olsa gerek.
90’lı yıllarda faili meçhul cinayet dalgası iyice tırmanmıştı. Daha çok Kürt siyasiler ve iş adamları hedefteydi, araya bazı gazeteciler, yazarlar da sıkıştırılmıştı. Dün bu cinayetlere adları karışmış olan emniyet mensupları toplandı. Uğur Mumcu cinayetinden sonra önemli bir yetkili “bir tuğla çekilse bütün duvar yıkılır” demişti. Şimdi o tuğlanın çekildiği umudunu taşıyabiliriz. Taşımalıyız da, bunca yıl sonra faili meçhuller üzerine gidildiği için arkasının da gelmesini beklemeliyiz.
Bir başka adli olayda üst düzey askerler tutuklanıyor. Bu kez ortada hiç kimsenin itiraz etmediği, edemediği belgeler, icraatlar var. Bu icraatlar, üstelik birkaç yıl öncesine kadar geliyor. Siyasi savaş için, internet siteleri kurup, bunlar aracılığıyla hükümet karşıtı propaganda yapma, yalan haber yayma, fikirleri beğenilmeyen bazı kişileri karalama faaliyetlerinin hesabının verilmesi gerektiğine karşı çıkacak kimse herhalde kalmamıştır.
Yurt dışında ekmeğini kazanan insanların insani ve dini duygularından yararlanıp para toplamak, bunları cebine atmak gibi çirkin bir faaliyete karışmış olanlar da nihayet hesap vermeye başladı. Bu hesap vermenin, ucu nereye giderse gitsin, devam etmesini kuşkusuz her vatandaş bekliyor.
Ve en büyük eğlencemizi karartan, para ve küçük iktidarlar için her şeyi kendilerine hak görenlere, mafyaları spor dünyasına bulaştıranlara yönelik soruşturma dün de devam etti.
Bütün bunlar dünün “adli” manzarası içindeydi.
Bu manzara her vatandaşa düşen görevi ortaya koyuyor. Bütün bu pisliklerin tam olarak temizlenmesinin takipçisi olmak, bunun için şart olan siyasi iradenin gevşememesini sağlamak.

