Haberin Devamı
PKK’nın ilk eylemlerinin ortaya çıkışından bu yana, 28 yılın sonunda kesin bir şekilde gözler önüne serilmiş olan, sorunun nasıl çözülemeyeceğidir.
Ona rağmen, 28 yıl boyunca binlerce kez tekrarlanmış en klişe laflar bugün de yine ağızlardan düşmüyor, çok insan öldürmekle terörün biteceğini zannedenler yine ortada dolaşıyor.
Buna karşılık, savaş ortamında doğup büyümüş, çevresinde hep ölüm görmüş, tutuklama görmüş, ailesinden birini kaybetmiş genç insanların dağa çıkma koşullarının nasıl ortadan kaldırılacağı hâlâ bulunamamıştır...
Eline silah almamış kişilere terörist muamelesi yapılarak bir sonuç alınamayacağı çoktan ortaya çıktı.
Taş atan çocuklara terörist muamelesi yapılarak tam tersi sonuçlar alınacağı da çoktan ortaya çıktı.
Konuşana, yazana, yasal siyaset yapana terörist muamelesi yapılarak bir sonuç alınamayacağı da defalarca kanıtlandı.
Bütün bunların Kürtlerde yarattığı güvensizliğin, tedirginliğin PKK’ya yaradığı da son derece net bir şekilde ortaya çıktı.
Yıllardır söylenip duran en vasat klişelerden biri “Kürt meselesi ile terörün birbirinden ayrılması” bugün hâlâ tekrar ediliyor.
Türkiye’de bir Kürt meselesi olduğu için terör ortaya çıkmıştır. Terörün yok olması da Kürt meselesinin mesele olmaktan çıkmasına bağlıdır.
Bir terör örgütünün, 28 yıl boyunca 30 binden fazla kayıp vermesine rağmen, 10 bine yakın şehit verdirmesini ve hâlâ eylemlerine devam edebilmesini açıklayamayanların asıl sorunun cevabına yaklaşmaları mümkün değildir.
Başbakan Erdoğan’ın “Türkiye 2023” hedefinin, terörün hâlâ devam ettiği, hâlâ insanların öldüğü, hapishaneleri hâlâ dolu olan bir ülke olmadığına kuşku yok.
Hâlâ iç savaş sınırlarında dolaşan bir ülkenin “ileri demokrasi” kriterlerine hayli uzak bir ülke olacağına da kuşku yok.
2023 yılı, Türkiye’de cumhuriyetin yüzüncü yılı olacak, ama aynı zamanda Kürt meselesinde silahın ortaya çıkışının da 98’inci yılı olacak.
Böyle bir sorunu bir yüzyıl boyunca çözememiş tek ülke olarak kalmış bir toplumun da dünyadaki yeriyle övünmeye hakkı olamayacaktır.

