Haberin Devamı
Bütçe görüşmeleri hükümet ile muhalefet partileri arasında temel ekonomik ve siyasi konulardaki görüş farklarının ortaya konulduğu, politika anlayışlarının vurgulandığı bir platformdur.
2007 bütçesinin görüşmeleri dün Meclis’te başladı. Maliye Bakanı bütçeyi sunarken geleneksel olarak işlerin ne kadar iyi gittiğini anlattı.
Ana muhalefet partisi genel başkanı Baykal, ekonomik alana yönelik eleştirilerle başladığı konuşmasını güncel siyasi polemiklerle tamamladı.
Baykal’ın konuşmasında, günlük siyasi itiş kakışın ötesinde bir bölüm vardı. O bölümde Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının gelmediğini, gelen sermayenin kârlı kuruluşları satın aldığını ve yeni iş alanları yaratılmadığını anlattı. Anlattıkları doğrudur, durum aynen öyledir.
Ama burada sorulması kaçınılmaz bir soru var: Baykal doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye’ye çekilmesi için ne yapılmasını öngörüyor?
Konuşmasında bu sorunun cevabına ilişkin bir ima bile yoktu. Ama aslında yürüttüğü politikalarla bu soruya cevap veriyor.
Bütün Orta Avrupa ülkelerine, o ülkelerin ekonomik büyüklüklerini katlayan ölçülerde doğrudan yabancı sermaye yatırımları gerçekleşmiştir.
Türkiye ise bu sürece hızlı ve heyecanlı bir şekilde başlamış, ancak Baykal’ın da aralarında bulunduğu AB karşıtı cephe bu süreci yavaşlatma konusunda başarılı olmuştur.
Yabancı sermaye yatırımları rejim sorunları bulunan, düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı ülkelere gitmiyor. Bunu görmek için internet sitelerinde yapılacak kısa bir yolculuk yeterlidir.
Baykal, yürüttüğü gerilim politikasıyla sürekli olarak rejim sorunlarını vurguluyor, zaman zaman da “askeri müdahale”den söz ediyor.
Baykal ayrıca Türkiye’de düşünce özgürlüğü ve insan haklarının “yeterli” olduğu görüşünde; daha demokratik bir ortam için çalışmak bir yana, bugüne kadar sağlanan gelişmelere de “Avrupa’nın dayatmasıyla oldu” görüşüyle sıcak bakmıyor.
Rejim tartışmasını arkada bırakmamış, demokrasi açısından eksikleri bulunan bir ülkeye doğrudan yabancı sermaye yatırımı gitmiyor, gitmez.
Baykal, Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye yatırımı yapılmamasından şikâyet ediyor ama bunu engelleyen asıl sorunların devamı için de ısrarlı bir politika izliyor.
Baykal bu konuda kimsenin bilmediği bir şeyler, yeni yollar biliyorsa söylesin de herkes öğrensin.

