“Misyon” ataması mı?

Haberin Devamı

Yüksek Öğretim Kurumu’nun yeni başkanı üç günde üç kez kamuoyu önüne çıktı, bir kez rektörler toplantısında göründü ve konu hep “türban” oldu.

AKP’nin üniversitede türbanı serbest bırakmak için çeşitli formüller üzerinde durduğu biliniyor. YÖK Başkanı atamasına da kaçınılmaz olarak bu konu damgasını vurdu. Çünkü belli bir kesim üniversite deyince sadece türbanı hatırlıyor üniversite özgürlüğü deyince yine türban dışında bir şeyi düşünmüyor.

***


Yeni YÖK Başkanı kişisel olarak üniversitede türbanın yasak olmaktan çıkarılması gerektiğini düşünüyor olabilir. Ama üniversitenin tek meselesi türbanmış gibi davranır ve konuşursa o makama bir “misyon” adamı olarak getirildiği düşünülür.

YÖK’ün yeni başkanı ile ilgili olarak yayılan söylenti belli bir dini cemaate mensup olduğuna ilişkindir.

Bunu kanıtlamak mümkün değil,

bu tür cemaat örgütlenmelerinin kaydı kuydu olmadığı için kimse kesinlikle doğrudur diyemez.

Önceki YÖK Başkanı’nın da üniversitenin asıl sorunlarında herhangi bir ilerleme sağlamadığı, onun da türbana takılı kaldığı biliniyor. Bu kez YÖK’ün başına yine türbana takılı, ama karşı taraftan takılı bir başkan geldi.

Bu ve benzeri birçok atamada “misyon”un asıl gerekçe olduğuna ilişkin kuşkular gitgide güçleniyor. Ve bu atamaların birçoğunda yine aynı dinci cemaate mensup olanların özellikle kayırıldığı çok fazla konuşuluyor. Eğer YÖK Başkanı’nın ataması da bu “kıstas”a göre yapılmış ise rektör atamalarında da aynı kıstasın öne çıkması mümkündür.

Yeni YÖK Başkanı’nın göreve türbana takılı olarak başlamasının en basit ve doğal sonuçlarından biri, türbanı siyasal mücadele aracı olarak kullananların bundan sonra teşvik ve destek görecekleri inancının güçlenmesidir.

Bunun toplumun tümü üzerinde kurulacak yeni baskıların habercisi olması da beklenmelidir.

***


Türbanın toplumda yaygınlaştığını gösteren bir araştırmanın da AKP ve diğer siyasal İslamcı kesimlerde büyük tepki görmesini de iyi tahlil etmek gerekir. Üniversitede ve bütün kamusal alanda türbanın serbest olmasını isteyenlerin “türbanlılar arttı” sonucu çıkan bir araştırmadan memnun olması gerekirken çok sert tepki göstermesinin de bir anlamı vardır. O da türbanlı genç kızların sayısının artmasının gizlice gerçekleşmesini istemekten başka bir şey olamaz.

YÖK’ün yeni başkanı eğer türbanı serbest bırakma misyonuyla bu göreve getirilmiş ise AKP’nin tepesi, türban sorunun toplumsal uzlaşmayla ve zaman içinde çözülebileceğini görmüyor demektir. Bunun sonucu da toplumdaki çatışma alanlarının genişlemesi olur.

DİĞER YENİ YAZILAR