Milattan sonrası

Avrupa Birliği çok büyük olasılıkla bu yıl sonunda Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verecek. Tabii ki önümüzdeki altı ay içinde herhangi bir "yol kazası" olmazsa

Haberin Devamı

Avrupa Birliği çok büyük olasılıkla bu yıl sonunda Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verecek. Tabii ki önümüzdeki altı ay içinde herhangi bir "yol kazası" olmazsa.

Bu tarih verilmesi meselesine Avrupa'da kimileri "Türkiye'yi oyalama taktiği" olarak bakıyor. Bunlara göre görüşmeler başlayacak ama üyelik için en az on beş yıl geçmesi gerekecek.

Türkiye'nin günümüz dünyasındaki önemini ve potansiyel güçlerini görenler ise meseleye gerçekten iyi niyetle yaklaşmakta, Türkiye'nin bir an önce AB içinde uyumlu bir şekilde yer alması için çalışmaktadır.

2005 yılı Türkiye açısından bir milat olacaktır.

Türkiye'de "kimileri", böyle bir sürecin başlaması ile yetinme eğilimindedir. Yani Türkiye ile AB görüşecek, görüşecek ve görüşecektir... Sadece bu "statü" Türkiye için yeterli olacaktır. Bu zihniyette olanlar Türkiye'nin gerçekten AB üyesi olacağına inanmayanlardır.

Tarih aldık, işimiz var!..
Gerçekte, görüşmelerin başlayacağı tarihin bildirilmesi bir milattır, yani bir başlangıçtır. Bu tarihin belli olmasıyla ile her şey bitmeyecek, tam tersine, her şey yeni başlayacaktır.

Bunun arkası ise sadece kağıt üzerindeki gelişmelerle değil hayat standartlarımızdaki gerçek değişimle gelecektir.

Rüşvetin hayatımızın önemli bir unsuru olmaktan çıkması gerekecektir.

Trafik kazalarında dünya birincisi olmaktan vazgeçmemiz gerekecektir.

İşkence ve kötü muamele "gerçekten" hayatımızdan çıkacaktır.

Yüz binlerce insanın ellerindeki silahlarla fiyaka yapmaları artık mümkün olmayacaktır.

Toplantı ve gösteri yaparak görüşlerini duyurmak isteyen insanlar gereksiz dayak yemeyecektir.

Temel eğitim 12 yıla çıkacak, din eğitimi amaçlı paralel eğitim tartışmaları sona erecektir.

İşsizliğin bütün toplum hayatını zehirleyen bir hastalık olmaktan çıkması sağlanacaktır.

Sendikalar tekrar iş ve toplum hayatının önemli unsurlan arasına girecektir.

Töre cinayetleri büyük bir ayıp olarak tarihe karışacaktır.

Denizleri kirletmek, doğaya zarar vermek en ağır suçlar arasına girecektir.

Evet Avrupa Birliği ile görüşmeler başlayacak ve hayat tarzımız gerçekten "muasır medeniyet" ilkelerine yaklaştığı zaman tamamlanacaktır.

2005'te yeni bir hayatın ilk adımları atılmaya başlanacaktır. Ve bundan sonra Türkiye'yi yönetmeye talip olanların önünde, o adımların çizdiği yoldan başka bir yol kalmayacaktır.

Eğer "tarih aldık işimiz bitti" alaturkalığı önümüzdeki yılların egemen mantığı olursa görüşmeler değil on; yirmi, otuz yıl sürer; o arada da dünya bambaşka bir yapıya yönelir. Biz yine nal toplayarak gelmek durumunda kalırız.

DİĞER YENİ YAZILAR