Haberin Devamı
MHP’nin üst yönetimini, Genel Başkan’ın en yakın çalışma arkadaşlarını hedef alan gizli kamera operasyonlarının çirkinliğinden kuşku yok.
Bu operasyonların süreceği ve Genel Başkan Bahçeli’nin bu yolla yıpratılan herkesin istifasını isteyeceğine ilişkin bilgiler de doğrulanıyor.
İlk kayıt ortaya çıktığı anda, operasyonun Gülen cemaati mensupları tarafından yapıldığı iddiaları ortaya atıldı, Fethullah Gülen bu iddialara bizzat cevap verdi.
Gülen cemaati ile MHP’nin tabanı arasında bir karşıtlık olması mümkün değil. Tek karşıtlık alanı, şu anda cemaatin sözcüsü olarak görülen yazarların AKP’ye açık destek vermeleri olabilir. Bunun dışında iki tarafın birbirini hedef alması için temelde bir neden görülmüyor.
Seçim öncesi gizli kayıt operasyonlarıyla MHP’nin üst kadrolarının yıpratılmasının tabanda yaratacağı tepkileri azaltmak için Bahçeli, kararlı bir şekilde hedef olan partililerin istifalarını istiyor.
Bu operasyonların seçmenin hem MHP’ye, hem de örgütün üst yönetime bakışıyla ilgili soru işaretleri yaratmaması, istifalara rağmen mümkün değildir.
Farklı görünse de, toplumun duyarlıklarını yansıtan bir örnek birkaç gün önce Fransa’da yaşandı. Halen IMF Başkanı olan ve gelecek yıl yapılacak seçimde sosyalistlerin devlet başkanı adayı olması muhtemel Strauss-Kahn Paris’te çok lüks bir araçla dolaşırken görüntülendi. Fotoğraflar yayınlanır yayınlanmaz Fransız toplumu devlet başkanı adayının kişiliğini tartışmaya başladı. Strauss-Kahn’ın daha önce evlilik dışı bir ilişkisi de kamuya yansımış, ancak bu kadar yankı uyandırmamıştı. Aşırı lüks otomobil merakı Fransızlarca daha ağır bir zaaf olarak algılandı.
Bir süredir AKP lehine destek kaybı sorunu yaşayan MHP’nin, yöneticileri kabul etmeseler de bir baraj sorunu iyiden iyiye ortaya çıkmıştır. Kendisi için “367 ve üstündeki sayıda milletvekili” hedefi koymuş olan AKP’nin hedefine ulaşması sadece MHP’nin Meclis’e girmemesi durumunda mümkündür. AKP’nin yüzde 52-53’e çıkması halinde bile, eğer MHP yüzde 10 barajını geçerse AKP’nin tek başına anayasa yapacak çoğunluğa ulaşması mümkün değildir.
Türk toplumunun radikal milliyetçi-muhafazakâr kesimini temsil eden MHP’nin Meclis dışında kalmasının yaratacağı sorunlar bellidir. Nasıl BDP’nin Meclis’te güçlü bir şekilde temsil edilmesi ve parlamenter siyaset içinde yer alması gerekiyorsa, aynı durum MHP için de geçerlidir.
Toplumdaki bütün eğilimlerin Meclis çatısı altında ve parlamenter sistemin koşulları içinde siyaset yapmaları, demokratik yapının güçlenmesi bakımından önemlidir.
Gizli kameracılar kuşkusuz böyle bir demokrasi kaygısı taşımıyor, ama onların bu yolla bir kısım seçmenin yönünü çevirme çabalarına siyaset kurumunun bütün olarak karşı çıkması da, bu çirkin operasyonların tekrarlanmaması için şarttır.

