Meydanların istediği

İstanbul mitinginde kürsünün havası Ankara’ya göre çok farklıydı.

Haberin Devamı

Ankara’daki Tandoğan mitinginin, kürsüyü tutanlardan bazıları “Avrupa düşmanımız, Amerika düşmanımız, liberal ekonomi düşmanımız, demokrasi düşmanımız” edebiyatını tutturmuş olmasına rağmen katılanlar açısından açık bir anlamı vardı. Tandoğan’a gelenler, sonra Anıtkabir’e geçenler AKP hükümetinin laiklikle ilgili bazı uygulamalarından rahatsızlıklarını gösteriyor ve Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını istemediklerini dile getiriyorlardı.

İstanbul’daki Çağlayan mitingi ise Genelkurmay bildirisinin ertesinde yapıldığı için konuşmacılar ve katılanlar “ne darbe ne şeriat” ya da “ne takunya ne postal” gibi sloganlarla duygularını ifade ettiler.

İstanbul mitinginde kürsünün havası Ankara’ya göre çok farklıydı. Ama yine katılanlar için asıl mesele laikliğin korunmasıydı, bu arada Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına da karşı düşünceler ortaya konuldu.

***

Dün de Manisa ve Çanakkale’de aynı temalar üzerine mitingler yapıldı. Bunlara katılanlar da aynı duygularla meydanları doldurmuştu.

Bu mitinglerden birinde bir konuşmacı şöyle bir söz söyledi: “Bazı politikacılar gözlerini Çankaya’ya dikmiş...” İzleyicilerden bir grup da bu “bazı politikacılara” yuh çekti.

Bu sözü söyleyen de yuh çekenler de o sözün anlamını pek fazla düşünmemiş olmalı. Çünkü bu sözle bütün politikacılara “Siz Çankaya’ya layık değilsiniz” mesajı gönderiliyor.

Politikacılar cumhurbaşkanı olmasın demek, emekli bürokratlar olsun demektir. Herhangi bir esnaf ya da çiftçi veya iş adamının cumhurbaşkanı olması ihtimali gerçekte çok zayıf olduğuna göre bu sözün arkasındaki fikir budur.

Birinci mitingdeki “Erdoğan olmasın”dan, ikinci mitingde “AKP’den kimse olmasın”a geçilmişti. Böyle düşüncelere sahip olmak da bunu meydanlarda dile getirmek de son derece demokratik bir durumdur.

Ama buradan “hiçbir politikacı cumhurbaşkanı olmasın”a geçilirse demokrasinin temel ilkeleriyle ilgili bir sorun ortaya çıkar.

***

Bu mitinglerin ana gövdesini laiklikle ilgili kaygılar ve Çankaya’da bir AKP’linin olmaması fikirleri oluşturmaktadır. Ancak bu mitinglerin çevremizdeki bazı ülkelerde yapılan ve çeşitli renklerle anılan “meydan devrimleri”nden önemli bir farkı da var.

Oralarda iktidarı ele geçirmiş bazı siyasi kadrolar halkın istediği siyasilere iktidarı vermemek için demokrasi dışı oyunlara başvurmuş, bunun üzerine de halk meydanlara çıkıp kendi oy verdiği siyasi partileri ve kadroları iktidara getirmiştir.

Bizdeki mitinglerde böyle bir siyasi hedef bulunmamaktadır. Düzenleyicilerin akıllarında belki bir şeyler olabilir, ama mitinglere katılan büyük kitle buraya laiklikle ilgili mesaj vermek üzere gelmiştir. Tabii ki mesajın hedefi de AKP hükümetidir.

Bu mitinglerde kürsülere hakim olanların bir bölümünün kafasındaki siyasi hedefin ne olduğu da aşağı yukarı biliniyor.

Ancak önemli olan, bu mitinglere katılanların önemli kesiminin laikliği demokrasinin güvencesi, demokrasiyi laikliğin güvencesi olarak görmesidir.

DİĞER YENİ YAZILAR