Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 23 maddesinde "basın yoluyla işlenmiş suçlara", yani gazetelere, gazetecilere hapis cezası getiriliyor.
* Bir yıl önce kabul edilen Basın Kanunu'nda bütün hapis cezaları kaldırılmış olmasına rağmen Ceza Kanunu'na hapis cezalarının nasıl "sızdırıldığını" birilerinin açıklaması gerekir.
Ceza Kanunu Meclis'teki iki büyük partinin, AKP ile CHP'nin "uzlaşmaları" ve "anlaşmaları" ile çıkarıldı. Çok hızlı çıkarıldı, çünkü zaman kalmamıştı. Ama Meclis komisyonunda görüşüldü, genel kurulda görüşüldü. Çok hızlı görüşüldü ve 23 maddeye böylece hapis cezaları "sızdırıldı".
* Bir elimizle yaptığımızı öbür elimizle bozmak hastalığının kaynağı belli değil. Ama bu hastalıkla yaşamaya fena halde alıştığımız da ortada.
Avrupa Birliği uyum yasaları çıkarıyoruz; bir yasayı düzeltiyoruz, o düzelttiğimizi başka bir yasayla bozuyoruz.
Medyadan şikâyeti olanların da öncelikle bilmesi gereken, bu şikâyetleri giderme yolunun hapis cezalarından geçmediğidir.
* Medyadaki yanlışları eleştirmekle medya düşmanlığı aynı şey değildir. Ama gazeteciler için tekrar hapis cezaları getirmek açıkça medya düşmanlığıdır.
Bu takıntı içten içe kemirir
Siyasi iktidarların en büyük alışkanlığı ya da hastalığı medyayı "bizden olanlar ve olmayanlar" diye ikiye bölmektir. Her iktidarın bu ayrıma göre medyayla "oynaması" alışkanlık haline geldi. Muhalefetteki parti iktidarın bu "oynama" eğilimlerini eleştirir, sonra iktidar olunca kendisi aynı şeyi yapar.
Yeni Ceza Kanunu'na 23 madde halinde bol bol hapis cezaları yerleştirilmiş olması da bugünkü iktidarın medyaya bakışını gösteriyor.
Başbakan'ın kendisini kedi olarak çizdiği için bir karikatüristten şikâyetçi olması ve karikatüristin mahkûm olması, tek başına (münferit) bir olay değildir.
Öyle olmadığı Ceza Kanunu'na hapis cezalan eklenmesinden açık olarak anlaşılmaktadır.
* Medya ile "oynamak" ya da "medyayı terbiye etmek" her zaman için kendine güvenmeyen siyasilerin önemli bir takıntısı olmuştur. Bu takıntı da iktidarları içten içe yiyen bir hastalığa dönüşür.
* Ceza Kanunu'na hapis cezaları sızdırmak gibi örnekler, hükümetin özel olarak Avrupa Birliği genel olarak da demokratik gelişme hakkındaki niyetlerinin sorgulanmasına yol açıyor.
* "AB'ye uyum sağlıyoruz" diye öncekinden daha ileri bir basın yasası çıkarttıktan sonra Ceza Kanunu'nda geri adım atılmasının bir açıklaması olmalıdır.
Medya düşmanlığı
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 23 maddesinde "basın yoluyla işlenmiş suçlara", yani gazetelere, gazetecilere hapis cezası getiriliyor
Haberin Devamı

