Meclis çözebilir

Haberin Devamı

Seçimi zehirleyen yargı darbesinin atlatılması ve seçilmişlerin “tümünün” Meclis’e gelebilmelerinin çözümü yine Meclis’in elindedir.

Bunu sağlayacak olan da siyasi iradenin en yetkili kurumu AKP’dir.

Hatip Dicle olayının ardından AKP’nin verdiği tepkiler “çözüm arayışı” işareti vermedi. Ama çözümün yolu, AKP’nin halk desteğini sağladığı 12 Eylül referandumuyla gerçekleşen anayasa değişikliklerinin içindedir.

Bu değişiklikler arasında “anayasal hakkının kısıtlandığına” inanan vatandaşların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı yer alıyor. Bu değişikliğe yönelik eleştiriler, amacın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruların en azından geciktirilmesi olduğu şeklindeydi. Anayasa değişikliğini hazırlayan AKP ise bu eleştiriyi reddetti, söz konusu değişikliğin bütün vatandaşların anayasal haklarına en yüksek güvenceyi sağlama amacını taşıdığını anlattı ve 12 Eylül referandumunda bu değişiklik de, diğerleri gibi yüzde 58’lik evet desteğiyle kesinleşti.

***


Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunu ve yargılama usullerini yeniden düzenleyen kanun 3 Nisan 2011‘de yürürlüğe girdi. Bireysel başvuru hakkıyla ilgili düzenlemelerse, 2012 eylülünde yürürlüğe girecek. Bunun nedeninin Yüksek Mahkeme’nin yeni yapılanması için gereken zaman olduğu söylenmişti.

Meclis yürürlük tarihini “bugün”e çekebilir ve Hatip Dicle de, tutukluluk halleri devam eden milletvekilleri de Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak en temel hakları olan “seçilme hakkı”nın onaylanmasını ve bu görevi yerine getirebilmelerinin sağlanmasını isteyebilir.

Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın, dün söylediği “birkaç gün bekleyin” sözü de Ankara’da en azından bu yönde bir önerinin ortaya çıktığının doğrulanması olarak görülebilir.

***


Kriz yargı eliyle yaratılmıştır, ama siyasidir ve siyasi olarak çözülebilir. Çözümü getirmeye muktedir olan AKP bu krizi çözerken yeni anayasanın ilk adımını atma cesaretini gösterirse, bunun yaratacağı yumuşama ortamı yeni Meclis’in bundan sonra yapacağı yeni anayasa çalışmalarının da güçlü bir temeli olacaktır.

12 Haziran’ın ortaya çıkardığı meclis, serbest seçimlerin başından bu yana toplumu temsil niteliği en yüksek meclistir. Yeni meclisin bu özelliğinin korunması demokrasinin geleceğinin önemli bir güvencesi olarak görülmeli ve siyasi iradenin önceliği bu olmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR