Mazerete yer yok

Haberin Devamı

CHP referandum çıtasını çok yükseğe koydu, halktaki ana eğilimleri belirlemek, talepleri anlamaya çalışmak, buna göre siyaset üretmek yerine “evet çıkarsa felaket olur” kampanyası yürüttü.

CHP’nin gerdiği seçmen gerçekten hayır çıkacağına ilişkin bir beklenti içine girdi. O nedenle de şimdi bazı CHP sözcüleri mazeret üretmeye çalışıyor.

Sonuç mazeret üretmeye uygun değildir ve “otobüs kalkmadı, yağmur yağdı” gibi çocukça bahanelerle de açıklanamaz.

Ancak toplumun içine sokulduğu gerilim ve bölünme yüzünden insanlar hâlâ böyle uyduruk bahanelere inanabilir.

On ay sonra yapılacak genel seçimde bir iktidar seçeneği olmayacağı ortaya çıkmış olan CHP, 1999’da olduğu gibi yüzde 10’un altına düşmek niyetinde değilse bu üslubu hemen terk etmek ve 58-42’nin tahlilini nesnel olarak yapmak zorundadır.

***


CHP, bir yandan kendisini sosyal demokrat bir siyasi parti olarak niteliyor, öte yandansa radikal milliyetçi ve devletçi-muhafazakâr politikalara yöneliyor. Bu yüzden iktidar seçeneği olamıyor. CHP’deki düşünen insanlar öncelikle bunu tartışmak ve “Bugün Türkiye’de sosyal demokrat siyaset nedir” sorusuna cevap aramaya hemen başlamak durumundadır.

Bu sorunun cevabının içinde kaba milliyetçiliğin ve devletçiliğin; 60’lı yılların solculuğu olan “ulusalcılığın” yerinin olamayacağını herhalde bazı CHP’liler görmeye başlamıştır.

***


CHP’nin kendisini yenilemesi, sosyal demokrat politikalar geliştirebilmesi, yeni kadrolar yetiştirebilmesi için önünde beş yıla yakın bir zaman bulunuyor.

Partinin bir önceki yönetiminin kaba taktiği, ülkedeki bölünmenin artmasına, AKP’nin iki dönem iktidar olmasının yol açtığı yıpranmanın da eklenmesi sonucunda CHP’nin “kendiliğinden” iktidar seçeneği olmasıydı. O nedenledir ki seçmeni sosyal demokrat siyasetlerle etkilemek yerine, muhafazakâr seçmenin de oy verebileceği bir parti görüntüsü edinmeye oynadılar.

Bu taktik tutmadı, tutmayacağı da toplumu ve ülkeyi izleyenler için belliydi.

CHP bu beş yılı kullanmak için harekete geçmek mecburiyetindedir, eğer bunu gerçekleştirmezse ülkenin fiilen tek parti rejimine gitmesindeki en ağır sorumluluğu bu parti taşıyacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR