Hükümet-devlet 6 ay önce çizdiği, açıkladığı hatta durmaya devam ediyor. PKK pes edip silah bırakana kadar barış süreci rafta kalacaktır.
Buradaki “barış süreci” başka bir anlam ifade etmiyorsa, tekrar ve en başından başlayarak bir “masa” kurulması söz konusudur.
“Masa” kurulursa da bir yanda Hükümet-devlet oturacaktır, ama masanın karşı tarafında kimin olacağı belli değildir, kimlerin olmayacağı ise bellidir.
Hükümet-devlet masada HDP’nin olmasını istemediği gibi, HDP’yi siyasi süreçlerin dışında tutmaya devam etmektedir.
Genel başkanlarının, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması gündemdedir ve bunlar ağır hapis cezaları talebiyle yargılanacak, belki tutuklanacaklardır.
Bunun HDP’ye oy vermiş 5 milyon ve oy vermemiş diğer Kürtler üzerinde etkisinin ne olacağı da aşağı yukarı bellidir.
Hükümet/devlet masanın karşısında HDP veya HDP’nin devamı olacak bir başka yasal siyasi partiyi oturtmak niyetinde değildir. Abdullah Öcalan da epey önce masadan kaldırılmıştır. Önce dışarıyla iletişimi kesilmiş, son olarak da “sekretaryası” denilen mahkumlar yanından alınmıştır. Öcalan artık yalnız bir mahkumdur ve masaya oturması istenmemektedir.
Masanın karşı tarafında “Kürt vatandaşların” olması gibi gerçeklikten uzak bazı laflar tekrarlanmaktadır.
Eğer burada kasıt, Hükümet-devletin tespit edeceği ve esas olarak Ak Partili olan Kürtler ise masanın karşı tarafında yine Hükümet-devlet olacak demektir.
Şu anda Ak Partili Kürtlerle ilgili bir bilinmeyen daha var. Geçen temmuzda başlayan ve 1 Kasım seçiminden sonra şiddetlenen savaşı HDP’ye oy vermemiş Kürtlerin nasıl algıladıklarına ilişkin ancak bazı tahminler bulunmaktadır. Ancak bunların da “PKK temizlenene kadar savaş devam etsin” diye düşündüklerini söylemek fazlasıyla zordur. Hükümet-devlet, Kürt mesesiyle terör meselesinin tümüyle ayrı olduğunda ısrarcıdır, ama savaş Türkiye’nin bütün Kürtlerinin hayatını şiddetle zorlaştırmaktadır. Tahammül sınırına gelmiş milyonlarca insanın, evini barkını bırakıp göç etmek zorunda kalmış yüz binlerce insanın bu savaşı nasıl gördüğü de çok açıktır.
Masa tekrar kurulmak istendiğinde karşıda oturacak kimse kalmayacaksa, masayı da şimdiden unutalım gitsin.

