Bütün yöneticiler için ayrıntılar içinde boğulup manzaranın bütününü kaçırma tehlikesi her zaman vardır ve bu yaygın olarak görülen bir durumdur. O nedenle yönetici adaylarına önemli bir alışkanlık kazandırılmaya çalışılır.
Öneri basittir: Yönetici zaman zaman biraz geriye çekilecek ve manzaranın tümünü görmeye çalışacak, sonra da karşılaştığı tabloyu düzeltmek üzere "stratejiler" geliştirecek, öncelikler belirleyecek, ama bütün bunlan uzman ve iyi yetişmiş kadrolarla birlikte yapacaktır.
* Ankara'nın şu anda böyle bir çalışma tarzı içinde olup olmadığını bilmiyoruz. Ama Türkiye'nin temel stratejik konularını arka arkaya dizer, genel manzarayı biz de görebiliriz.
İçerden başlayalım:
* Ekonomideki durgunluk giderilememiştir. Parlak rakamlara rağmen piyasalar sıkıntı içindedir.
* İşsizlik sorununda, yine bazı rakam oyunlarının ötesinde gerçek bir azalma görülmemektedir.
* Terör yeniden can almaya başlamıştır.
* Asayiş, futboldan büyük şehirlerin merkezlerine kadar herkesin hayatını ve moralini etkileyen bir düzeydedir.
Bu dört ana maddenin altına onlarca alt madde açılabilir.
Gerçekleri göremedikçe
Dışarıya dönelim:
* ABD yönetimi ile sıkıntılı hava devam etmektedir. Amerikan yönetimi Ankara'ya yönelik güvensizliğini yakaladığı her imkânla ifade ediyor.
* Avrupa ile ilişkilerde açık bir durgunluk görülüyor. Reformlar, Ermeni meselesi, Öcalan davası, Trabzon'daki linç girişimi gibi konular Avrupa'dan eleştirel seslerin öne çıkmasına neden oldu.
(Buna bağlı olarak, Trabzon'daki linç girişimi dolayısıyla 2 bin kişi arasından tespit edilebilen 11 kişiye "öfkeye tokat atma" gibi bir suçlamayla dava açılmasını da açıklamak gerekecektir.)
* Irak ve Kuzey Irak'ta Türkiye tümüyle devre dışı kalmış durumda. PKK'ya ilişkin talepler yerine getirilmediği gibi, uluslararası toplum Irak'la ilgili olarak Türkiye'ye "en önemli komşu" muamelesi de yapmıyor.
* Yunanistan ile durup dururken bir gerilim ortamına girildi. Neden oldu, nasıl bu hale gelindi gibi soruların cevapları ortada yok.
* Ermenistan ve Ermeni soykırımı konularında Türkiye'nin olayın arkasından "sürüklenmek" durumunda bir değişiklik olmadığı gibi haksız yere "sanık" olması da neredeyse kurumlaşmaya doğru gidiyor.
* Kıbrıs'la ilgili olarak, Rum tarafı küçük hamlelerle ilerlerken Türkiye "beklemeye" geçmiş görüntüsünü veriyor.
Bu başlıkların altına da çok sayıda konu başlığı ya da alt başlıklar eklenebilir, ama bunlardan herhangi biri tablonun esasını bozmaz.
Manzaranın özeti budur. Ve bütün bu meselelerden birinci derecede sorumlu olanlar gerçekleri görmedikleri sürece manzarayı değiştirme yetisine de sahip olamayacaklardır.
Manzaranın bütünü
Bütün yöneticiler için ayrıntılar içinde boğulup manzaranın bütününü kaçırma tehlikesi her zaman vardır ve bu yaygın olarak görülen bir durumdur. O nedenle yönetici adaylarına önemli bir alışkanlık kazandırılmaya çalışılır
Haberin Devamı

