Haberin Devamı
Hükümetin siyasetin şeffaflaşması için iki yeni yasal düzenleme yapacağı açıklandı. Bunlardan biri, “mal bildirimi”nde bulunmak zorunda olanların kapsamının genişletilmesi.
Mal bildirimi yükümlülüğü kapsamında üst düzey kamu görevlileri, siyasiler ve belli görevlerdeki gazeteciler bulunuyor.
Yıllardır on binlerce “mal bildirimi” evrakı valiliklerde birikir durur. Ama bugüne kadar bir tek kişi hakkında bu bildirimlere dayanarak işlem yapıldığı görülmemiştir. Sadece bildirimde bulunmayanlar uyarılır, bu da oldukça seyrektir.
O mal bildirimlerinin denetlendiğine ilişkin herhangi bir faaliyet de duyulmuş değildir. Belgelerde yazılı olanları belki bazı kamu görevlileri okumakta, “ileriye dönük notlar” almaktadır.
Yerel yönetimlerde görevli olan kişiler de mal bildirimi kapsamındadır. Ama bunlarda da türlü söylentilere, ihbarlara, şikâyetlere rağmen herhangi bir işlem yapıldığı duyulmuş, görülmüş değildir.
Örneğin İstanbul’un eski bir belediye başkanı, oldukça masraflı bir reklam kampanyası ile parti kurma girişiminde bulunmuş, çeşitli gazetelerde bu kişinin harcadığı kaynakları nereden bulduğuna ilişkin sorular sorulmuş, ama yine herhangi bir işlem ya da araştırma yapılmamıştır.
“Yastık altı” denilen sistemin yaygınlığı nedeniyle olağan dışı varlığın açıklaması da belli, biliniyor: Filanca akrabam evde sakladığı paraları ya da altınları bana verdi... Bu açıklamayı bu ülkenin başbakanları bile yapmış, kimse de “peki o akraba o varlığı nereden elde etmişti” diye sormamıştır.
Denetimi olmayan, yaptırımı hiç olmayan bir sistemi biraz daha yaygınlaştırmak, o sistemin hiçbir etkinliği kalmamasını sağlamakla eş anlamlıdır. Mal bildirimi zorunluluğu olan birkaç yüz bin kişinin bildirimlerinin yanına birkaç yüz bin daha eklenince işin tümüyle içinden çıkılamaz hale geleceği bellidir.
Bunu Ankara’dakilerin bilmemesi mümkün değil. O zaman şu soruyu soralım:
Bildikleri halde neden kapsamı genişletiyorlar?
Muhtemel cevap da şudur:
Kamuoyuna “biz ne kadar temiziz, görün” mesajı vermek için.
AKP dört yıllık iktidarı süresince özellikle yerel yönetimler düzeyinde oldukça yoğun suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Seçim öncesinde bunları unutturmak için “mal bildirimi kapsamını genişletmek” gibi gösterilere ihtiyaç duyulması da yine belli bir rahatsızlığın sonucu olarak görülebilir.

