Listelere bakarken

Haberin Devamı

Partilerin ve bağımsızların milletvekili aday listeleri kesinleşti, her yerde yayınlandı. Her vatandaş listelere bir göz gezdirmiştir. Göz gezdirirken de tanıdığı isimlere bakıp “onun burada ne işi var” ya da “keşke milletvekili olsa” diye düşünmüştür. Tabii bu duyguların güçlülük derecesi sonuçta oyların yönünü de etkileyecektir.

Listelere bu gözle ve parti ayırımı gözetmeden bakarken ilk kez milletvekili olacak isimler arasında “keşke olsa” dediklerimi not aldım. Çıktı 4 isim.

Bu isimlerden ikisi emekli diplomat. Biri Demokrat Parti adayı Nüzhet Kandemir, diğeri Milliyetçi Hareket Partisi adayı Gündüz Aktan.

Her ikisi de mesleklerinde üst noktalara gelmiş, önemli bilgi ve birikim sahibi olduklarını göstermiş kişiler. Bu iki emekli diplomatın yeni Meclis’te bulunmasının siyasetin genel kalitesi üzerinde yapacağı olumlu etki herhalde tartışılmaz.

CHP listesinde böyle bir isim, insana hemen “keşke girse” dedirtiyor.

***

Rahmetli Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu bu kez adaylık önerisini kabul etti ve CHP listesine girdi.

Güldal Mumcu’nun Meclis’e girmesi sadece simgesel açıdan önemli değildir. Çünkü “faili meçhul” cinayetlerin en önemli kurbanlarından birinin eşi olarak belli mihrakların üzerine gidebilecek birikime sahiptir. Güldal Mumcu’nun yeni Meclis’te yapabileceği çok iş vardır.

***

Yeni Meclis’te bulunması gereken isimlerden biri de kuşkusuz İstanbul 2. Bölgeden bağımsız aday olan Prof. Baskın Oran’dır. Baskın Oran birkaç monoton sesin egemen olduğu bir Meclis’te, kendi deyimiyle “ezberleri bozacak” bir cesaret ve kararlılığa sahiptir.

Meclis’te “lacileri çekmiş”, liderlerinin gözünün içine bakan, göze girmek için uğraşan, hiçbir aykırı söz söylemeye cesareti olmayan çoğunluk arasında Prof. Baskın Oran gibi dobra dobra konuşacak, siyasilerin yüzüne her şeyi söyleyecek kişilere çok fazla ihtiyaç vardır.

***

“Keşke olmasa” sözü de en azından iki kez ağızdan çıkıyor. Birini açıklamak çok kolay. Eski milletvekili ve Susurluk arabasından yaralı çıkan Sedat Bucak’ın tekrar DP listesinde birinci sırada olmasını açıklamak kolay değil. Nitekim tam da bu konu konuşulurken aynı kişi bu kez Ankara’da bir çete oluşumu dolayısıyla gözaltına alındı. Sedat Bucak’ın Meclis’te bulunmasının Türk halkına bir yararı olacağını kimse söyleyemez.

Gerçekten önemli bir ses sanatçısı olan İbrahim Tatlıses’in de Genç Parti’nin İstanbul adayı olması kimilerine göre sürpriz oldu. Ancak o “dünya”yı bilen birisi şu açıklamayı getirdi: “İbrahim Tatlıses Şanlıurfa’da bağımsız aday olsaydı hem AKP’liler hem de bağımsız DTP’liler kendisine çok yüklenecekti, onu çok hırpayacaktı. O yüzden bunu seçti. Ama onun da yargıyla başı dertte, bu yüzden milletvekili olmak istiyor.”

Bu kadar basit bir açıklama. Ne kadar doğrudur? Ama bir İbrahim Tatlıses’in çok etkili olduğu Şanlıurfa’yı bırakıp İstanbul’a, üstelik barajı geçeceği kesin olmayan Genç Parti’de şansını denemesinin buna yakın bir açıklaması olmalıdır.

Aday listelerine daha dikkatli baktıkça bu isimlerin sayısı artar, ama doğrusu da budur.

DİĞER YENİ YAZILAR