Laikliğin engelleri

Haberin Devamı

Türban meselesinde yeni bir aşamaya gelinmesi, doğal olarak laiklik ve inanç özgürlüğü ve bu alandaki baskılarla ilgili diğer konuları da tetikledi.

Zorunlu din dersi de ciddi bir sorun olarak tekrar ortaya çıktı. Alevi vatandaşların itirazları çok açıktır. Zorunlu din dersinin kaldırılması ya da din dersinin seçmeli ders olması şarttır.

Zorunlu din dersi de benzeri başka konular gibi, örneğin imam hatiplere kız öğrenci alınması gibi, 12 Eylül askeri yönetiminin, kendisini “en Atatürkçü”, “en laik” olarak gören zevatının ülkeye armağanlarındandır.

Bir kez daha hatırlatalım; 12 Eylül’ün “en Atatürkçü” generalleri, gençlerin solcu olmalarını engellemek, daha “mütedeyyin” ve muhafazakâr olmalarını sağlamak için bazı tedbirler almıştı. Bunlardan biri de din eğitiminin yaygınlaşmasıydı.

İmam hatiplerin, din elemanı yetiştiren meslek okulları olmaktan çıkması da bu sayede gerçekleşmişti.
Bunu hep hatırlamamız gerekiyor; kendilerini “en Atatürkçü” ve “en laik” zannedenlerin dar ufuklarıyla nasıl sürekli olarak “karşı taraf” bellediklerinin ekmeğine yağ sürdüklerini görmek için gerekiyor.

***

Alevilerin bir kesimi de Diyanet İşleri’nde Alevilerin de temsil edilmesi, cemevlerinin camiler gibi desteklenmesi, Alevi din adamlarının da devlet memuru olabilmesi konusunda talepler öne sürmeye devam ediyor.
Türkiye’de laikliğin denetimi için kurulmuş olan Diyanet İşleri, İslam’ın Sünni kanadının bir örgütü haline gelmiştir, bu şekilde çalışıyor.

Diyanet İşleri, ülkede Sünniler dışında İslam mezhepleri, İslam dışında başka inançlar yokmuş gibi davranır.
Böyle bir devlet kurumunun, bu şekliyle varlığı bile laikliğin ülkemizde eksikliğinin kanıtıdır. Devletin dini faaliyetlere, üstelik bir inancın bir mezhebinin bakış açısından müdahale ettiği bir yapı, laik bir yapı değildir.
Bütün vatandaşların inanç özgürlüklerini, bunun gereklerini yerine getirirken başkalarının hayatlarına ve inançlarına müdahale etmeden ve bu inançlar arasında ayırım gözetmeden güvence altına alan yeni ve gerçekten laik bir yapılanma ihtiyacı çok açık şekilde ortaya çıkmıştır.
Üniversitede türban ve her türlü özgürlüğün sağlanması, ortaöğretimde din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması bu yöndeki adımlar olarak hemen gerçekleşebilir. Bunlar gerçekten laik bir yapılanma için şarttır, ama Türkiye artık Diyanet İşleri’yle sınırlanmış bir yapıyı değiştirmek zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR