Haber dünkü Zaman Gazetesi' nde yer aldı. YÖK'ün yıldönümünde protesto gösterisi yapan öğrencilerin görüntüleri televizyon ekranlarından bütün ülkeye yansımıştı. Ankara' daki gösteride, iki polis bir protestocu öğrenciye "çok kızdı", onu bir depoya sokup aşırı bir görev duygusuyla dövmeye başladılar. Bu olayı gören çevredeki insanlar tepki gösterdi. Tam teçhizattı iki polisin silahsız ve sopasız bir öğrenciyi dövmeleri olayı izleyenleri rahatsız etmişti. Müdahale eden kişilerle iki polis arasında tartışma çıktı, bu arada bir üçüncü polis duruma müdahale etti ve öğrencinin bırakılmasını sağladı.
Suçu önlemek suç!
Bu olayı kameramanlar aynntılanyla çekmişti, ekranlarda herkes gördü.
Ve dünkü haber: Olayı soruşturmakla görevli emniyet müfettişleri öğrenciyi depoya sokup döven polisleri suçsuz, buna karşılık halkın müdahalesi üzerine serbest bırakan polisi suçlu bulmuşlardı.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye bir söz vardır. Birileri perhizin bozulması için lahana turşusunu tekrar masaya koymaktadır.
Polisin yetkileriyle ilgili bir tartışma da aynı anda devam etmektedir. Bazı emniyet yöneticileri yeni kuralların polisin elini kolunu bağladığını, polisi çalışamaz hale getirdiğini savunmaya devam etmekte ve çeşitli örnekler göstermektedir.
Polisin görevi nedir?
Alman, İngiliz, Fransız, İspanyol güvenlik güçleri de bugün bizde itiraz gören kurallara göre çalışmakta ve "halkın güvenliğini" sağlamaktadır. Avrupa'da bu tartışmalar çoktan bitmiştir. Kuşkusuz oralarda da itirazlar olmuş, bizdeki gibi "lahana turşusu" olaylar yaşanmıştır.
Oralarda hiç kimse hiçbir yasa dışı, kural dışı olayı savunmamış, tam tersine bütün olayların üzerine kararlılıkla gidildiği için bu meseleler çözülmüş, bitmiştir.
YÖK gösterisinde depoya sokulup dövülen öğrenci ağır bir suç işlemiş olabilir, hatta bir polisi yaralamış olabilir. Ama polisin görevi onu depoya sokup dövmek değildir, kurallara uygun şekilde yakalayıp adalete teslim etmektir.
Bu bilincin en alta kadar etkili bir şekilde yayılabilmesi için en üstten başlayan kararlılığın her an ve her olayda gösterilmesi gerekmektedir.
Herkes öğrenecek
Son olaydaki emniyet müfettişlerinin kendi personelini koruma tavrının sonucu, buna benzer başka olayların tekrarlanması olur.
Türkiye gönüllü bir perhize girmiştir, bu perhizin amacı Avrupa Birliği üyeliğinin ötesinde, ülkenin en gelişmiş hukuk kurallarına, hayat kurallarına göre yaşaması ve yönetilmesidir. Bu perhizi lahana turşusuyla bozmak için her fırsatı kullanan ya da direnenler Türk halkına ve Türkiye'ye zarar verdiklerini görmek ve öğrenmek zorundadır.
Güvenoyu da bitti
Abdullah Gül hükümeti Meclis'te güvenoyu aldı. Beklendiği gibi CHP ret verdi. Artık "çalışma" dönemi başlayacak. Başbakan Gül' ün teşekkür konuşması yine yumuşak ve yapıcıydı.
Önemli olan, günler geçtikçe, sorunlar masalara yığılmaya başladıkça aynı yapıcı tavrı sürdürebilmek. Hükümetin unutmaması gereken en önemli durum, Türkiye'nin bütünüyle bu hükümetin başarılı olmasını istediğidir. Gül bütün ülkenin, kendilerine oy vermeyenlerin de hükümeti olduklarını tekrarladı. Bu yaklaşımın devamı, hükümetin başarısının güvencesi olur. Tersini ise şu anda kimse düşünmek, aklına getirmek istemiyor.
Lahana turşusu
Haber dünkü Zaman Gazetesi' nde yer aldı. YÖK'ün yıldönümünde protesto gösterisi yapan öğrencilerin görüntüleri televizyon ekranlarından bütün ülkeye yansımıştı
Haberin Devamı

