Kuyuya atılan büyük bir taş mı?

Şu anda yürürlükte olan 1982 Anayasası “kötü” bir anayasadır. Yazımı “kötü”dür. Ana fikirlerinin birçoğu “kötü”dür

Haberin Devamı

Şu anda yürürlükte olan 1982 Anayasası “kötü” bir anayasadır. Yazımı “kötü”dür. Ana fikirlerinin birçoğu “kötü”dür. 12 Eylül askeri yönetiminin “kışla ülke” mantığına göre hazırlanmış bu Anayasa, tümüyle değişmesi gereken bir metindir.

Askeri yönetimin ardından gelen sivil yönetimler zaman zaman 1982 Anayasası’na müdahale etti. Bunlar, orasını burasını düzeltme şeklinde oldu; ama esastaki karmaşayı gidermeye ve Türkiye Cumhuriyeti’ne çağdaş bir anayasa kazandırmaya yönelen olmadı.

Anayasa’nın 101. maddesi Cumhurbaşkanı’nı tanımlar, 102. maddesi ise nasıl seçileceğini anlatır.

Bugüne kadar 102. madde ile ilgili herhangi bir tartışma olmadı. Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçildiği zaman kimse 102. maddenin getirdiği “üçte iki çoğunluk ile seçilir” cümlesini bugün getirilen şekilde yorumlamamıştı.

Daha sonra Demirel ve Sezer’in seçilmeleri ise birinci turda ve üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla gerçekleştiği için yine hiç kimse Anayasa’nın 102. maddesini kurcalamaya kalkmamıştı.

***

Bu kez farklı bir durum var. Ve 102. madde, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun uyarısıyla tekrar ele alınınca, anayasa hukukçularının da katıldığı bir yeni durum ortaya çıktı.

Bir kez daha özetlersek, Kanadoğlu ve anayasa hukukçuları şöyle diyor:

102. maddeye göre Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu yapıldığında Meclis’in üçte iki çoğunluğunun, yani 367 milletvekilinin oy kullanması gerekir. Eğer oy kullanan milletvekili sayısı bunun altında kalırsa seçim süreci başlamamış olur. Üç gün sonra yine aynı durum olur ve bu Anayasa’nın öngördüğü toplam 30 günlük süre içinde böyle devam eder, salt çoğunluk gerektiren diğer turlara geçilemezse milletvekili seçimleri yenilenir.

Bu maddenin temel mantığı Meclis’in Cumhurbaşkanı seçiminde küçük bir çoğunluk ile değil, geniş bir uzlaşma ile hareket etmesinin istenmesidir.

Bu yorumun pratikteki anlamı da bellidir. Muhalefet partileri seçim yapılan yirmi gün boyunca genel kurula girmez, girse bile oy kullanmaz. AKP’nin milletvekili sayısı üçte ikinin altında, 354 olduğu için de otomatik olarak seçime gidilir.

***

Bunu büyük bir siyasi kriz olarak görmemek gerekir. Burada siyasi hesap yapanların göz önüne almaları gereken durum, seçimlerin yapılmasına ve yeni Meclis’in oluşmasına kadar geçecek sürede Cumhurbaşkanlığı’na TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın vekalet edecek olmasıdır.

Anayasa’nın 102. maddesi üzerinden büyük bir siyasi savaş başlatmak isteyenler AKP’nin hangi hamleyi yapabileceğini de düşünmek zorundadır.

Kanadoğlu’nun uyarısı ciddidir, kuyuya atılmış bir taş değildir. Ama bu mesele de siyasi uzlaşma yoluyla atlatılabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR