Kurumların gücü

Hiçbir kurum kendi içinde bulunduğu toplumdan bağımsız değildir. Şeffaf dünyada her kurum kendi toplumuyla en açık ilişkiyi kurmakla yükümlüdür

Haberin Devamı

Hiçbir kurum kendi içinde bulunduğu toplumdan bağımsız değildir. Şeffaf dünyada her kurum kendi toplumuyla en açık ilişkiyi kurmakla yükümlüdür.

Soğuk Savaş bitti ama dünya farklı savaşlar içinde yaşamaya devam ediyor. Bir zamanların büyük hayalinin, yani orduların asgari düzeye indiği bir dünyanın henüz çok uzağındayız.

* Türk Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren bütün toplumsal gelişmelerde "özel" bir yere sahip olmuştur. Bugün de bu özel yerini korumaktadır.

Türkiye'nin henüz yerine oturmaya başlayan modern kurumlarının zayıf oldukları dönemlerde Silahlı Kuvvetler laik demokratik cumhuriyetin koruyucusu olarak öne çıkmak zorunda kalmıştır.

Bu gerçektir ama daha çok uzun süre tartışılacaktır. Aynı 1971 ve 1980 askeri darbeleri gibi.

* Murat Yetkin'in dünkü Radikal Gazetesi'nde yer alan haberi çok önemli bir şeyi göstermektedir: Türk Silahlı Kuvvetleri, dışardan herhangi bir etki gerektirmeden kendi içinde bir reform sürecine girme ihtiyacını hissetmiştir. Bu sürecin temeli de "yeni dünyada yeni zihniyet"tir.

Nerede yaşadığını bilmek
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün bütün birliklere gönderdiği "prensip emri"nde eğitimden ihalelere, toplumla ilişkilerden içteki ast-üst ilişkilerine kadar hemen tüm konulara "yeni bir bakışla" yaklaşılması istenmektedir.

Toplumunun içinde yaşayan, halkıyla bağlarını sıkı tutan Silahlı Kuvvetler'in toplumdan kopmaması için nerede yaşadığını çok iyi bilmesi gerekir. Orgeneral Özkök'ün "prensip emri"ndeki şu bölüm de bunu anlatıyor:

"Ülkemizde asgari ücret 303 milyon, açlık sınırı 451 milyon, yoksulluk sınırı 1 milyar 372 milyon lira. Harcadığımız her kuruş milletin boğazından kesip bize verdiği paradır. Milletin parasını harcarken titre ve kendine gel!"

Devletin tepe katlarında oturanlar da harcadıkları her kuruşun milletin parası olduğunu hatırlasa, milletin bir gün bunun hesabını soracağından çekinse, bugün yaşadığımız sıkıntılar yaşanmaz.

* Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, aileleri ile bütün varlıklarını tek bir "hurca" doldurarak sürekli bir bölgeden diğerine dolaşan, en zorlu koşullarda görev yapmaktan kaçınmayan bir topluluktur. Böyle bir görev bilinci içinde yaşayan insanların reforma, değişime açık olmaları, yeni dünyaya daha kolay uyum sağlamaları doğaldır.

DİĞER YENİ YAZILAR