Kürtler bunu mu istiyor?

Haberin Devamı

DTP’nin Türkiye’nin Kürt vatandaşlarını temsil niteliği vardı. Yerine kurulacak bir parti de DTP gibi genel oyun yüzde 5-6’sına denk gelen 2 milyon dolayında seçmen desteği bulursa o partinin de temsil niteliği olacaktır.

Ancak, DTP’nin son politikalarıyla demokratik açılımı desteklemek yerine zora sokmak anlamına gelen tavırları konusunda Kürtlerin tepkisini de göz önüne almak gerekiyor.

Türkiye’deki Kürtlerin ne istedikleri ve ne istemedikleri neredeyse 40 yıldır yazılıp çiziliyor, dönemin koşullarına göre dile getirilmeye çalışılıyor.

Türkiye’nin bütün vatandaşları gibi onların da demokrasi eksikleri dolayısıyla yaşadıkları sıkıntılar var. Ama bunların yanında 25 yılı aşan bir savaş alanının ortasında kalmaktan gelen büyük sıkıntıları olduğu da belli. İş bulma umudu olmayan, zorunlu göçler yaşayan milyonlarca kişinin bu hayat şartlarının devam etmesini istemesi kuşkusuz en temel insani içgüdülerin tersinedir.

***


Bugünkü gerilim ortamı, yüz binlerce kişinin çocuklarının, yeğenlerinin, torunlarının, komşularının dağda ve şehirde ölümle ya da katil olmak ihtimaliyle burun burun yaşaması demektir. 2 milyon vatandaş, kendilerini temsil edecek bir partiye oy verirken, bu çocukların artık ölümle yaşamasını istemediklerini de göstermiş oluyor. Ama o partideki herkesin bunu anladığı da kuşkulu.

Gerilim ortamının sürmesi demek, daha çok işsizlik demektir.

Çocukların her gün ellerinde taşlarla ortaya çıktığı, güvenlik güçleriyle çatıştığı, arabaların yakıldığı şehirlerde kimse yatırım yapmayacak, imkânı olanlar kaçacak ve işsizlik daha da artacaktır.

Türkiye’deki Kürtler maddi hayat şartlarının sürekli gerilemesini mi ister, gelecekleriyle ilgili umutların yeşermesini mi ister?

***


Siyasetin neredeyse bütün aktörleri “Kürtleri unutmak” konusunda bir araya geldi. İmralı’daki birkaç santimetrenin milyonlarca insanın hayatından ve geleceğinden daha önemli olduğunu zannedenler aslında “temsil niteliği”ni kaybetmeye çok yaklaşmış oldu. Bugün ellerinde taşlarla sokağa çıkan çocukların ana babaları bunu da bir gün düşüneceklerdir.

Bir ülkenin vatandaşlarının yaklaşık beşte biri mutsuz ve umutsuzsa o ülkenin mutlu ve umutlu olması imkânsızdır.

Siyasetin bütün aktörlerinin “asıl” meseleye dönmesi, Kürtleri bir an önce “hatırlaması” gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR