Kürtçenin resmen kabulü

Haberin Devamı

Resmi politika Kürtlerin olmadığı, dolayısıyla Kürtçenin de olmadığı şeklindeydi. Kürtçe konuşmaya bile “bölücülük” suçu muamelesi yapıldı.

Bugün kamu televizyonu Kürtçe yayın yapıyor, Kürtçe yayın yapmak kısıtlamaya tabi değil, Kürtçe her alanda kullanılabiliyor.

Kürtçenin Meclis’te kabulü, bazı milletvekillerinin “bildikleri yabancı dil” hanesine “Kürtçe” yazdırmalarıyla gerçekleşmişti.

Şimdi Meclis’in resmi belgelerinde “ana dil” hanesine de “Kürtçe” yazılacak. Böylece devletin Kürtçeyi resmen kabulü tamamlanmış olacak.

Bu gelişme, “siz yoksunuz diliniz de yok” denilenler için hiç kuşku yok ki çok önemlidir; ama mahut resmi politikalara inanmış olup hâlâ inanmakta direnenler için daha da büyük bir önem taşımaktadır.

***


Kürtçenin ana dil olarak devlet tarafından resmen kabulünün, halen yaşanmakta olan sıkıntılı konulardan birisinin çözümü açısından da büyük önemi var.

KCK davalarında yargı süreci sanıklar savunmalarını Kürtçe yapmakta ısrar ettikleri ve mahkeme heyeti de bunu kabul etmediği için tıkanmış durumda.

Kürt siyasilerin ve avukatlarının Kürtçe savunmada direnmesi “Kürtçenin resmen kabul ettirilmesi” hedefine yöneliktir.

Şimdi Kürtçe daha da üst düzeyde ana dil olarak resmen kabul edildiğine göre, KCK sanıkları “kendilerini ana dillerinde daha iyi ifade edebilecekleri için” Kürtçe savunma yapma hakkını kazanmış olmaktadır.

Adil yargılama mantığında sanığa kendini en iyi şekilde ifade edebilme imkânının tanınması da vardır. Mahkeme bu imkânı söz konusu davalarda da tanımak durumundadır.

***


KCK davalarındaki tıkanmanın çözülmesi, bu davaların niteliği dolayısıyla özel bir anlam kazanmıştır. O özel anlamı da sanıkların elleri kelepçeli olarak sıraya dizilmiş görüntüleri özetlemiştir.

PKK’nın terör eylemlerinin tırmanmasının yarattığı gerilimi gidermek ve “barışçı çözüm” yollarının tıkanmadığını göstermek için KCK dava ve soruşturmaları kilit meselelerden birisidir.

Meclis’in Kürtçeyi ana dil olarak resmen kabul etmiş olmasını, Kürt siyasiler de doğru değerlendirmek durumundadır. Bu yoldaki ilk adım da BDP’nin Meclis’e geleceğini ve “yemin edeceğini” ilan etmesi olacaktır. Bayram ertesi yeni bir ortama girilmesi için BDP’den beklenen somut adım, yine “güven” duygusunun gelişmesine ciddi bir katkı sağlayacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR