Hemen bütün önemli sorunlarda, sorunun esasını konuşmamak gibi bir hastalığımız var. Kürtçe yayın tartışması da esasını konuşmadığımız sorunlardan biri ve en günceli. Konuşulanlar, "TRT Kürtçe yayın yapsın mı yapmasın mı? , "Kürtçe yayın yapılırken Türkçe altyazı olsun mu olmasın mı?" gibi anlamsız ayrıntılar çevresinde dönüyor. Aslında mesele Türkiye'de yaklaşık 80 yıldır devam eden bir "devlet politikası nın değişmesidir. Bu politika Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir Kürt kimliğinin bulunmadığı üzerine kuruluydu. Kürt kelimesi telaffuz bile edilemezdi. Yaklaşık 8-9 milyon insan Kürtçe konuşur ve kendilerini Kürt olarak tanımlarken resmi devlet politikası "Kürt diye bir şey yoktur, bunlar dağlı Türklerdir, lehçe farklılığı vardır" gibi safsatalarla yürütüldü. Bugün kürtçe yayın meselesi konuşulurken "birilerinin" öncelikle hazmetmesi gereken konu budur. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ciddi bir "Kürt" azınlık bulunmaktadır ve bunlar kendi dillerinde konuşmak, yayın yapmak istemektedirler.
Sadece zaman kaybederiz
Bu hakkı tanımak Türkiye'nin yükümlülüğüdür. "Kürtlere Türkçe öğretmeyi başaramadık" diye bir gerekçenin bugünkü dünyada ne yeri vardır ne de anlamı. Türkiye Cumhuriyeti 'nin resmi dili Türkçedir. Okullarda esas olarak öğretilecek dil Türkcedir. "Kürtlere Türkçe öğretemedik" diye hayıflananlar Türklere de Türkçe öğretilemediğini görmek durumundadır. Eğer ders kitapları hem içerik hem dil olarak geriyse, eğer ülkenin çoğunluğu Türkçeyi birkaç yüz kelimeyle konuşuyorsa, eğer ülkede gazete ve kitap okuma oranı en geri Afrika ülkeleri düzeyindeyse, üzülünecek konu çok daha derindedir. "Resmi devlet politikası" Kürtlerin varlığını kabul ettiği an, Kürtçe yayın ve eğitim konusu da tartışmaya gerek olmayacak biçimde çözülmek zorundadır. "TRT günde bir iki saat altyazılı yayın yapsın", "özel televizyon ve radyoların Kürtçe yayın yapması izne bağlansın", "Kürtçe dil kursları için özel izin alınsın" gibi tartışma konuları yaratmak belki meselenin esasını bir süre unutturur ama yok etmez. Sadece zaman kaybedilmiş olur. Bugünkü demokrasi kavramı içinde her ülkenin vatandaşlarının istedikleri dilde konuşmaları, yayın yapmaları, istedikleri dili öğretmeleri ve öğrenmeleri de vardır. Devletin okullarında resmi dil dışında dil öğretme zorunluluğu olamaz. Devlet ve bütün temel eğitim okullarında en iyi biçimde öğretilmesi gereken dil Türkcedir. T.C. vatandaşı olan herkes Türkçeyi iyi öğrenme, iyi kullanma; Türkçe okuma ve yazma yükümlülüğünü taşır. Hiç kimse, herhangi bir ulusal ya da siyasi ya da dini gerekçeyle Türkçe okumayı, öğrenmeyi reddedemez.
Çocuk kandırmaktan farksız
"Kamusal alanda" geçerli olacak tek ve asıl dil Türkcedir. Bu temel ilkenin ardından da bireysel hak ve özgürlükler gelmektedir. İngilizce, Ermenice, Rumca gazeteler yayınlanabiliyorsa, Kürtçe gazete çıkarmanın da önünde hiçbir engel olmamalıdır. Aynı şey TV dahil, bütün yayınlar için geçerlidir. Kürtçe yayın yapmak ve izlemek isteyenler Kürtçe yayın yapar ve izlerler. Günümüzün teknolojik koşullarında zaten bunu önlemenin hiçbir yolu yoktur. Kürtçe yayın yapan dört TV kanalı Türkiye'den kolaylıkla izlenmektedir. İnternet gibi sınırsız bir iletişim imkânı Kürtçe dahil bütün dillerin kullanımına açıktır. Bunları engellemek olanaksızdır. İran'da da, Irak'ta da, Suriye'de de engellenememiştir. Bütün bu ülkelerde çanak anteni koyan herkes Türk televizyonlarını izlemektedir. Sınırlarımız içinde bir "Kürt kimliği"nin varlığı kabul edildiği an, sorunun esası bitmiştir. Yayın ve Kürtçe öğrenimiyle ilgili bu tartışmalar bir açıdan "çocuk kandırma" tartışmalarıdır. Meselenin etrafında dönerek esasını unutturmak için uğraşanlar da ancak kendilerini "saf çocuk" durumuna düşürürler. Türkiye Cumhuriyeti'nin, bütün vatandaşlarının istedikleri dilde konuşmalarından, yayın yapmalarından korkacak kadar güçsüz olduğunu düşünenlerin kaba ve akıldan uzak "milliyetçilikleri" ni tarih uzun süre önce silip süpürmüştür.
Kürtçe yayın
Hemen bütün önemli sorunlarda, sorunun esasını konuşmamak gibi bir hastalığımız var. Kürtçe yayın tartışması da esasını konuşmadığımız sorunlardan biri ve en günceli
Haberin Devamı

