Küçük baskın

Devlet Bakanı Ali Babacan ağzından kaçırdı. AKP, genel seçimi iki ay geriye alarak eylül ayında yapmak niyetinde

Devlet Bakanı Ali Babacan ağzından kaçırdı. AKP, genel seçimi iki ay geriye alarak eylül ayında yapmak niyetinde.

Bu niyetle ilgili olarak, seçimi Ramazan öncesi yapmak gibi bir gerekçeden söz ediliyor.

Gerçekten de Ramazan’ın etkisi olabilir. Ancak bu iki aylık küçük baskının başka nedenleri de olabilir. Örneğin, Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasının hemen ardından, Cumhurbaşkanı seçimine yoğunlaşmış dikkatleri hemen genel seçime çevirmek gibi.

Eğer genel seçimler eylül ayında yapılırsa, ister istemez bütün dikkatler bu seçime yönelecek, Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasıyla ilgili spekülasyonlar geride kalmış olacaktır.

Genel seçim en etkili gündemi değiştirme imkânı olarak kullanılmış olacaktır. Ve eğer AKP seçimden yine tek parti hükümeti kuracak bir güçle çıkarsa, bu sonuç aynı zamanda Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkışının halk tarafından onaylandığı anlamında yorumlanacaktır.

***
Son dönemde Başbakan Erdoğan yine bütün ülkeyi dolaşıyor, sürekli açılışlar yapıyor. Dün önce Erzincan’da konuştu, sonra İstanbul’a geldi yine konuştu.

Hrant Dink cinayeti dolayısıyla ağır eleştiriler alan İçişleri Bakanı Aksu da Adana’da toplu konut açılışı yaptı. İçişleri Bakanı’nın işini gücünü bırakıp Adana’da konut açmasının da benzer bir açıklaması olmalıdır.

AKP’nin ünlü bir reklamcı ile daha şimdiden çalışmaya başlamış olması da eylülde seçim ihtimalinin çok uzak bir ihtimal olmadığının bir başka işaretidir.

***
Seçimlerde iktidar partileri, eğer büyük krizlerin içinden geçilmemişse her zaman daha avantajlı konumdadır. AKP’nin şimdiden seçim hazırlıklarına başlamış olması bu avantajını kuşkusuz artıracaktır.

Kış aylarında yapılan seçimlerde, kırsal kesim açısından her zaman sorunlar yaşanır. Ama eylül ayında yapılacak bir seçime katılımın artması büyük olasılıktır. Anlaşılan AKP katılımın artmasının kendisine yarayacağını düşünüyor.

Muhalefet partilerinin de seçimlerin iki ay öne alınmasına karşı çıkmaları zordur.

Bu türden karşı çıkışlar her zaman “zaaf” olarak yorumlanır.

Eylül seçimleri hayırlı olsun.

Haberin Devamı


Not:
En milliyetçilerin Türkçesi
Mersin’de silaha ve Kur’ana el basıp “ölmek-öldürmek” diye yemin eden “en” milliyetçiler, kapılarına Atatürk’ün bir sözünü yazmışlar. Şöyle yazmışlar: “Bu memleket tarihte Türk’tü. Bugünde Türk’tür ve ebediyen Türk olarak kalacaktır.”

Bu en milliyetçiler, her yerde vatan haini aramadan önce Türkçe öğrenmelidir. Haydi “Türk’tü” ve “Türk’tür” sözcüklerindeki kesmeler tartışmalıdır. Ama “Bugünde” diye dahi anlamına gelen “de”yi bitişik yazdığınız zaman gülünç duruma düşersiniz. Böyle basit bir Türkçe kuralını bile bilmeyenlerin, hatta bu sözü nereden almışlarsa yanlış kopya edenlerin kendilerini en milliyetçi görmeleri gerçekten garip bir durum. Önce Türkçeyi, Türkçemizi öğrenin sonra milliyetçilik yarışları düzenleyin.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR