Kredi yağıyor

AKP'nin zora düşmesi durumunda şöyle bir gerekçesi asla olamaz: "Toplumun bazı kesimleri bize önyargılı davrandı, başarılı olmamızı istemedi..." Türkiye'nin içinden ve dışından bir "kredi yağmuru" yaşanmaktadır.

Haberin Devamı

Piyasalar asla önyargılı davranmamış, ilk günden itibaren "kredi" vermişlerdir. Dolar ve faizler düşmüş, borsa yükselmiştir.
Bu kredi aynı zamanda bir "mesaj"dır.
Ana muhalefet partisi CHP, kredi vereceğini ilk günden açıklamış ve bu yönde davranmıştır.

Bu kredi de aynı zamanda bir "mesajdır.
Toplumun farklı duyarlıklarını yansıtan ve kimisi "sözcü" niteliğinde olan insanlardan hiçbiri AKP'yi peşin olarak yargılamaya kalkmamıştır.
Bu da bir "mesaj"dır.
"Yarının görevleri"
Cumhurbaşkanı Sezer, dün önce Tayyip Erdoğan'ı, onun ardından da Deniz Baykal'ı kabul etti.

Görüşmelerin ardından Baykal'ı dinledik. Baykal da, bundan sonrasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı'nın "Bugünkü işbirliği havasının daha da ileri götürülebileceği" düşüncesinde olduğunu aktardı. Sezer herhangi bir "peşin kuşku" anlamına gelecek hiç bir ifade kullanmamıştır. Ayrıca başbakan ataması konusunda AKP yönetimiyle, yani yetkili Genel Başkan olan Tayyip Erdoğan ile danışarak davranacağını uygun bir dille açıklamıştır.
Bunlar da devletin en tepesinin AKP hükümetine çok önemli kredileridir.

Cumhurbaşkanı, anayasal düzene Meclis'in iki tarafının birlikte sahip çıkması konusuna değinmiştir.
Bu da hem kredidir, hem "mesaj"dır.
Yeni siyasi tablo içinde; ülkenin yüzde 45'inin Meclis'te temsil edilmediği ve hükümetin oy tabanının yüzde 35 olduğu bir yapıda muhalefet görevinin farklılaştığını Baykal çok açık anlatıyor.

Sezer'e "yarının görevlerine" ilişkin görüşünü anlatırken bu dönemde Cumhurbaşkanlığı makamının öneminin ve sorumluluklarının da artacağını söyledi.
Bugünkü yapıda muhalefet anlayışı da değişti, ama ülkenin tümünü temsil eden Cumhurbaşkanı'nın sorumlulukları da değişti.
Baykal'ın bu görüşüne karşılık Cumhurbaşkanı Sezer "neden" sorusunu sormadığı için konu daha "derine" gitmedi.

Her olumlu adımda...
Bu diyalog da temelde AKP'ye açılan bir kredidir, ama diğer krediler gibi bu da "mesaj" içermektedir.

Hükümet, toplumun benimseyeceği önemli her adımı attığında "kredileri" de artar. Ancak bir yanlış bazen bütün kredileri bir anda siler. Erdoğan'ın ve AKP'nin diğer kurmaylarının bugüne kadarki konuşmalan bu kredilerin bilincinde olduklarını gösteriyor.

Bu yaklaşım ne kadar uzun sürer, bugünkü işbirliği havası ne kadar gerçeklik kazanırsa, gerilim ve kavga istemeyen toplumun beklentileri de o kadar gerçekleşmiş olur.

***

Seyircisiz futbol
Fenerbahçe'nin tarihi zaferi, uzun süredir böyle bir duyguyu tatmamış olan bütün Fenerbahçelileri çok sevindirdi. Ama futbolu bunun ötesinde ve başka bir "savaş türü" zanneden çağdışı yaratıklar bütün futbol keyfini yok etmek için ellerinden geleni yaptılar.
Kendilerine ister Fenerbahçeli, ister Galatasaraylı, ister Beşiktaşlı, ister Trabzonsporlu desinler bu azınlık bir süredir bütün stadyumlardaki çirkinlikler için birbirleriyle yarışmaktadır.

Bunlar için her futbol maçı, anlamsız bir "savaş" gerekçesi olmaktadır. Fenerbahçe 5-0 galip ve Fener seyircisi arasındaki bu yaratıklar sahaya her şeyi atmaya devam ediyor, hatta bıçak atıyorlar. Bunun adı sevinç değildir ve ancak üp terimleriyle tanımlanabilir.
Bu işin sahibi Futbol Federasyonu mudur, Spor Bakanlığı mıdır; her kimse, bir an önce bu çirkinliklerin sona ermesi için harekete geçmelidir.
Kulüp yöneticileri de kendi taraftarı diye bu yaratıklara sahip çıkmamalıdır.
Gerekirse bir ay, iki ay, bu sezon, bütün futbol maçları seyircisiz oynansın, yeter ki bu gerilim sona ersin.

DİĞER YENİ YAZILAR