Korkularımız

Haberin doğru olmadığı bugün açıklanırsa çok daha güvende olduğumuzu düşüneceğiz. Dünkü gazetelerde yer alan habere göre, Almanya Erzurum'da fahri konsolosluk açmaya karar verir

Haberin Devamı

Bir Türk işadamı Fahri Konsolos olur. Törene iki büyük pasta gelir. Birinin üzerinde Alman bayrağı diğerinin üzerinde Türk bayrağı vardır. Pastalar kesilirken Erzurum Başsavcısı müdahale eder ve "bayrağın kesilemeyeceğini" bildirir. Bunun üzerine daha gülünç olaylar da olur, pastalar alttan kesilir...

Korkumuzun bu kadar büyük olduğunu bilmiyorduk. İki sersem çocuk Türk bayrağına saldırdı diye heyecanlandık. Türk bayrağını korumaya yönelik ulusal reflekslerimiz harekete geçti. İhtimal ki Sayın Savcının tepkisi de bu çerçevede ortaya çıktı. Fakat, bayrak konusunda oluşan ulusal tepkinin ölçüsünü ve tarzını düşünmek zorundayız.

Televizyonlar sağ üst köşelerine Türk bayrağı ve Atatürk fotoğrafı koydular. Ekranda kaynana programlarından biri var, birkaç kadın cırtlak cırtlak kavga ediyor, yanda Türk bayrağı ve Atatürk var.

Bir başka program, bir kadın kocasını şikâyet ediyor, koca telefonda bağırıyor, kadın stüdyoda cevap veriyor. Pespaye bir aile kavgasının yanında Türk bayrağı var, Atatürk var.

Bir başka televizyon kanalında en arabesk küplerden biri oynuyor, yanda Türk bayrağı ve Atatürk var...

Gerçekten savunmak için
Bu görüntülerin gerçekten ve yürekten bayrağa saygı mı yoksa üzerinde yeterince durulmamış gösteriş ürünleri mi olduğunu düşünmek şarttır.

Savcının "pasta müdahalesini" de düşünmek şarttır.

Küçük korkular ve küçük paniklerle saçmalamanın bayrağa saygı ve bağlılıkla bir ilgisi olmadığını gördüğümüz gün, küçük korkularımızın da üstesinden gelmiş olacağız.

Türk bayrağı bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hayat ve kader birliğinin simgesidir. Onların bir arada bağımsız ve özgür yaşamasının simgesidir. Onların gelecekte de bağımsız, özgür ve birlikte yaşama iradelerinin simgesidir.

Bayrak, gerçekten ciddi bir simgedir.

Bayrağı savunuyoruz diye gülünç işler yapmak ise bayrağı savunmak değildir. İki çocuğun eline "birisi" tarafından bayrak verilip çiğnetilmesiyle Türk bayrağının değeri azalmaz. Bu iki çocuğun hareketi Türk bayrağına hiçbir zarar veremez.

Türk bayrağına asıl zararı, "savunuyoruz" gerekçesiyle saçma ve gülünç işler yapanlar verir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, özgürlüğü ve vatandaşlarının ülkü birliğinin simgesi olan Türk bayrağını gerçekten savunmak için de bunların bilincinde olmak gerekir.

DİĞER YENİ YAZILAR