Koltuğun bedeli

Halife Harun El Reşid'in hüküm sürdüğü dönemde Bağdat'ta Behlül adında biri yaşıyordu. Behlül, hafif delilikle bilgelik arasında gidip gelen ama tanıyan, bilen herkesin sevdiği ve saydığı bir kişiydi

Haberin Devamı

Halife Harun El Reşid'in hüküm sürdüğü dönemde Bağdat'ta Behlül adında biri yaşıyordu.

Behlül, hafif delilikle bilgelik arasında gidip gelen ama tanıyan, bilen herkesin sevdiği ve saydığı bir kişiydi.

Dönem, Harun El Reşid'in gücünün zirvesinde olduğu, en çok sevildiği dönemdi. O kadar ki, "Halife'nin düşmanı yoktur" denilirdi.

Behlül bir gün şehirde dolaşıyordu. Gezine gezine Harun El Reşid'in sarayına geldi. Sarayın kapısında nöbetçi, muhafız kimseler yoktu. Durmadı, içeri girdi.

Daha sonra birilerini gördü ama onlar da kendisine bir şey sormadılar.

Behlül biraz dolaşıp sonunda Harun El Reşid'in tahtının bulunduğu büyük salona ulaştı. O koca mekânda kimsecikler yoktu.

Behlül çıktı, Harun El Reşid'in tahtına oturdu ve hemen düşüncelere daldı.

Fakat o sırada da birkaç muhafız, büyük salona göz atma ihtiyacını hissetmişti. Ve Behlül'ün Halife'nin tahtına kurulmuş uzaklara bakmakta olduğunu gördüler.

Hemen koşup, bu yarı deli yarı bilge kişiyi yaka paça tahttan indirdiler. Muhafızlardan biri, neye uğradını şaşırmış görünen Behlül'e iki de tokat atıverdi.

O anda Harun El Reşid salona girdi, muhafızların arasında yere oturmuş Behlül'ü gördü. Behlül de onu gördü. Halife'ye baktı ve ağlayıp dövünmeye başladı.

Harun El Reşid muhafızlara "Ne yaptınız, suçu neydi" diye sordu. Muhafızlar, Behlül'ü Halife'nin tahtında otururken bulduklarını ve alaşağı ederken de sadece iki tokat attıklarını söylediler.

Harun El Reşid Behlül'ü tanıyordu. Ona döndü ve sordu:

"Behlül, iki tokat attık diyorlar ama sen ağlayıp dövünüyorsun, nedir bu iş?"

Behlül ağlayıp dövünmeye devam ederek cevap verdi:

"Ah Halifem! Ben kendim için ağlamıyorum. Senin için ağlıyor, dövünüyorum. Ben geldim, bu tahtta iki dakika ya oturdum ya oturmadım, iki tokat yedim.

Sen ki senelerdir bu tahtta oturuyorsun, kimbilir sana neler yapıyorlardır..."

***

Hikâyeyi aktaranlar Harun El Reşid'in Behlül'den işittikleri karşısındaki tepkisinin ne olduğunu söylemiyorlar.

DİĞER YENİ YAZILAR