Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’na adaylığı ile ilgili olarak “nisan ayına kadar” konuşmayacağını söylemiş. Bu sözden çıkabilecek ilk sonuç, halen kararsız olduğudur.
Başbakan gerçekten büyük bir ikilem içinde. Eğer Cumhurbaşkanlığı’na aday olmazsa, yaygın yorum “Yeni bir 28 Şubat süreci” yaşanmasından korktuğu için vazgeçtiği şeklinde olacaktır.
Bunun, daha hafif durumlarda bile sinirlerine hakim olamayan Başbakan için “ağır” bir durum olması doğaldır. CHP de aday olmadığı takdirde “biz yaptırmadık” diye gerineceği için Başbakan’ın yüreğindeki ağırlık daha da artacaktır.
Erdoğan’ın istemesine rağmen Cumhurbaşkanı adayı olmamasının sonraki siyasi çizgisinde taşıyacağı izler bırakması kaçınılmazdır.
v Meclis’in açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Sezer’in, özellikle kadrolaşma konusundaki sözleri de bir açıdan Erdoğan’ın “taraflı” konumunun tekraren ifadesi olarak görülebilir.
Bazı AKP’li bakanların, bütün önemli atamalarda siyasi İslam’a çok yakın kişileri tercih etmeleri geniş tepki topluyor.
* Bir AKP’linin Cumhurbaşkanı olması durumunda da YÖK’e, dolayısıyla bütün yüksek öğrenim sistemine ve yüksek yargıya da aynı eğilimin damgasını vurması beklenmektedir.
* Adları “bağımsız” olan ama fiilen hükümet tarafından yönlendirilen hemen bütün kurumlarda şu anda çok açık olarak AKP damgası görülmektedir.
* Erdoğan ya da bir başka “sağlam” AKP’linin Cumhurbaşkanı olmasıyla aynı düzenin devam edeceğini düşünenler bu durumu tüm “devletin kuşatılması” olarak görüyor.
Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması, dış dünyada da “ılımlı İslamın tam hakimiyeti” olarak görülecektir. Batı medyasında AKP’nin sıfatı “ılımlı İslam” olarak yerleşmiştir ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına da aynı açıdan bakılacaktır.
Bazı çevreler Erdoğan’ı “Seçilirsin olur biter, herkesin sesi kısılır” diyerek teşvik edebilir ve Özal örneğini verebilir. Özal da partisinin yüzde 20’lerdeki bir oy gücüne rağmen ve yaygın tepkilere hiç aldırmadan Cumhurbaşkanı olmuştu.
Aynı durumun Erdoğan için de geçerli olacağını söylemek kolay değil. Çünkü Erdoğan Özal değil.
Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması, eşi başını açsa bile hiç kolay değildir.

