Kolay başarı peşinde

Son futbol olaylarına, spordaki doping olaylarına baktığımızda, dönemin en yaygın toplumsal hastalığıyla karşılaşıyoruz. Hastalığın adı, "kolay başarı hırsı."

Haberin Devamı

Son futbol olaylarına, spordaki doping olaylarına baktığımızda, dönemin en yaygın toplumsal hastalığıyla karşılaşıyoruz. Hastalığın adı, "kolay başarı hırsı."

Bu hastalık son 35-40 yılda yaşananlar nedeniyle iyiden iyiye yaygınlaşmıştır.

Kuşaklar "her mahallede bir milyoner" gibi, "kapıcısı olduğu apartmanın sahibi oldu" gibi hikâyelerle yetişti. Futbolda başarı da, "parayı bastırır kupayı alırsın" mantığıyla özdeşleşti.

* Kolay başarının bugünkü adı, "Avrupa Birliği." Toplumun ihtiyaçlarını tespit ederek bunlara uygun çalışma programları hazırlamak yerine AB'nin dediklerini yapmak daha "kolay" oldu.

Aynı "kolay"lık, ekonomide IMF programına uymakla sağlanıyor. IMF müfettişleri gelir, söyler, biz de IMF'in söylediklerini yaparız ve düze çıkarız.

Avrupa bastırdı, Türkiye, vatandaşlarının "insan haklarına sahip olması gerektiğini" kabul etti. Avrupa bastırdı, Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana en kapsamlı hukuk reformlarını yaptı.

IMF bastırıyor, çeşmelerin başındaki siyasiler muslukları istedikleri gibi açamıyor.

Bir "başarı"dır gidiyor...
Şu anda da bunların hepsi halka "başarı" olarak sunuluyor.

* Kolay başarı budur.

Düşünmezsiniz, örgütlü bir çalışma yapmazsınız, birileri size ne yapacağınızı söyler, siz de başka çareniz kalmadığı zaman söylenenleri yaparsınız. Bunun adı "başarı" olur.

Siyasi sorumlular, sık sık ekonomi alanında sağlanan basanlardan söz ediyorlar. İş dünyasının sözcüleri de kendilerine mikrofon uzatıldığı ve kamera çevrildiği zaman "başarı"yı onaylıyor ve duruma "şükür" beyanatları veriyor.

* Mikrofonlar ve kameralar uzaklaştığı zaman ise fikirler değişiveriyor.

Ekonomiye saçma sapan müdahalelerde bulunmamak da "başarı" dan sayılır oldu. Bir şey yapmanıza gerek yok, öylece durun, başarılı görünürsünüz.

Bugüne kadar "kolay başarı" için her türlü ortam vardı. Halkın parasını kullanarak kolay başarılar kazanılabiliyordu. Ama orada da "deniz bitti".

* Artık boş laflarla süslenmiş "kolay başarı" dönemleri geride kalmıştır. Önümüzdeki on yılda Türkiye'nin kolay başarı peşinde koşmayan, gerçekçi ve çalışkan yönetimlere ihtiyacı vardır.

Başbakan ve diğer yetkililer her fırsatta "başarı" anlatıyorlar. Ama her fırsatta "program", "proje" anlattıkları gün, gerçek başarıya yönelme dönemine girilmiş olacaktır.

Kolay başarıların arkasındaki "gaz verme" sistemiyle gerçek başarıya ulaşılmasının mümkün olmadığını bize en yakın yoldan yine futbol gösteriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR