Kol ve yen

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Alpogan'ın ABD'deki bir konuşmasında Türkiye'deki yargıyı eleştirmesine Yargıtay sert bir cevap vermişti

Haberin Devamı

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Alpogan'ın ABD'deki bir konuşmasında Türkiye'deki yargıyı eleştirmesine Yargıtay sert bir cevap vermişti.

Cevaptaki ilginç nokta, bu eleştirinin başka bir ülkede yapılmış olmasına tepki gösterilmesiydi.

Yargının siyasileşmiş olması ve toplumsal bazı yozlaşma örneklerinin yargıda da görülmesi uzun süredir konuşuluyor. Toplumdaki, yargının işleyişiyle ilgili kanaatlerin yönü biliniyor.

Bu durumda, kendi içindeki düzenlemeyi yapabilecek tek kurum yine yargının kendisidir.

Bir kurumun kendisiyle ilgili reformları yapabilmesinin birinci koşulu da "kol kırılır yen içinde" mantığının terk edilmesidir. Çünkü günümüz dünyasında bu mantığı sürdürmek devekuşu misalini hatırlatır; bugün dünyanın en uzak köşesinde olup biteni bile her şeyi herkes biliyor. Hiçbir şeyin gizli kalması mümkün değil.

İstanbul'da bir savcı, hakkında soruşturma yaptığı kişinin düğününde tanık oluyorsa, bunu gizli tutmak imkânı yoktur. Bilindiği kadarıyla bu ilişkiler konusunda bakanlıktan gelen talep üzerine araştırma yapılıyor. Hiçbir savcı gazetelerde yer alan bilgi ve fotoğraflar üzerine hareket geçme gereğini duymadı...

* Kollar kırılıp yen içinde kalmaya devam ettiği sürece yen içinde sadece kırıklar kalır, sağlam kol kalmaz.

Yargının yükümlülüğü
Bir süredir Türkiye, yargının işleyişiyle ilgili olarak her zamankinden daha fazla dünyanın dikkatini üzerinde toplamış durumda.

Ve dün bir haber daha düştü: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, YÖK Başkanı ve 77 üniversite rektörü hakkında soruşturma açabilmek için izin istedi. Van Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanmasıyla ilgili açıklama yapmış olan CHP Genel Başkanı için takipsizlik kararı aldı. TÜSİAD toplantısında konuşan Mustafa Koç hakkında ise inceleme sürüyor.

Aynı konuda yargıyı etkileyici nitelikte açıklamalar yapmış olan Başbakan Erdoğan ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmadı.

Eğer konu yargıyı etkilemek ise; YÖK Başkanı ve 77 üniversite rektörü ile Mustafa Koç hakkında soruşturma yapılacaksa, CHP Genel Başkanı hakkında da; konuyla ilgili yayın yapan bütün gazeteler ve televizyon kanalları hakkında da soruşturma yapılmalıdır.

Tabii başta Başbakan Erdoğan hakkında da.

YÖK Başkanı'nı ve üniversite rektörlerini Başbakan "işaret" etmiştir ve bunlar hakkında Ankara Savcılığı harekete geçmiştir. Mustafa Koç'u Başbakan "işaret" etmiştir ve inceleme yapılıyor.

* Görüntü bu olunca yargının siyasi etkilerden uzak olduğunun savunulması imkânı yoktur.

Yargı kendisini gerçekten tartışmaların dışına çekmek istiyorsa, kendiliğinden hareket etmeli, kendini yenilediğini, temizlediğini ve her türlü siyasi baskıdan kurtulduğunu göstermelidir. Bu, yargının yükümlülüğüdür.

DİĞER YENİ YAZILAR