Çatlağı yüksek sesle dile getiren kişi, hükümetin üçüncü adamı olan ekonomik koordinasyon sorumlusu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener.
Çatlağın konusu Türk ekonomisinin geleceği ve bu gelecekte yabancı sermaye yatırımlarının yeri.
Şener, önce televizyon şirketlerinde yabancı sermaye paylarının sınırlanması için uğraştı, bunu başardı ve bu pay yüzde 25'te kaldı.
Dünkü Milliyet Gazetesi'nde yer alan demecinde de "stratejik" alanlardaki bütün yabancı sermaye yatırımlarının sınırlanmasını savunuyor. Bu "stratejik" alanların başında bankacılık ve enerji geliyor.
* Şener'in görüşlerinin ayrıntısının fazla önemi yok; önemli olan nokta, Türkiye'nin geldiği bu yol ayrımında "eski" düzeni savunuyor oluşu.
Eski düzeni herkes biliyor, yabancı sermayeden en başından itibaren kuşkulanmak, "bizi soymaya geliyorlar" diye kötü davranmak, gelmemesi için de elinden geleni yapmak.
Bu tavır ve bakış, Türkiye'nin geleneksel siyasi yapısında sadece sol değil en sağdaki hareketler, radikal milliyetçiler ve siyasi islam tarafından savunuluyordu. Kimine göre yabancı sermaye bizi soyacaktı, kimine göre ahlâkımızı bozacaktı, kimine göre milli dokumuzu değiştirecekti. Ama hepsini birleştiren ortak nokta, yabancı sermaye girişine elden gelen her engeli çıkarmak oldu.
Nereye kadar?
Avrupa Birliği yolunda yaşayacağımız zihniyet gelişiminde en başta değişmesi gereken, bu yarım yamalak ve beceri yoksunu "devletçilik" anlayışıdır.
Türkiye bir yol ayırımında. Bu yol ayrımının bir yanında Avrupa Birliği "düzeni" diğer yanında ise bizim eskimiş hantal yapımız var. Yol seçimini yaparken fazla "ama"ya yer yok.
* Ya bugün olduğumuz gibi kalacağız, hatta daha da geriye gitmeyi göze alacağız ya da ileri bir uygarlık düzeyinin bütün gereklerini yerine getireceğiz.
AKP siyasi İslam kökenli bir partidir. Kuruluş ve gelişme aşamalarında kökenini geride bırakan tercihler yapmış, ileri demokrasi ve AB yolunda önemli adımlar atılmasını sağlamıştır. Ancak "asıl" kuşku hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır:
AKP bunları kendi kökenine uygun bir özgürlük ortamı için mi yapıyor yoksa bu ileri düzeni gerçekten istiyor ve benimsiyor mu?
* Abdüllatif Şener'in mantığı "bu kadar yeter" diyor. Bu çıkışta bir tür "köklerine dönüş" çabası olduğunu düşünürsek, Şener bu gidişten rahatsız olan ve süreci bir yerde durdurmak isteyen muhafazakâr güçlerin sözcüsü olarak ortaya çıkıyor. Dışarıya dönük konuşma geleneği olmayan bir siyasi harekette, üstelik partinin üçüncü kişisinin böyle bir çıkış yapması aslında çatlağın boyutunu da gösteriyor.
Koalisyonda çatlak var
Çatlağı yüksek sesle dile getiren kişi, hükümetin üçüncü adamı olan ekonomik koordinasyon sorumlusu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener
Haberin Devamı

