Konsensus araştırma kuruluşunun VATAN için yaptığı seçim araştırması, bu eğilimlerin sürmesi durumunda Türkiye'nin tekrar koalisyon hükümetlerine dönebileceğini gösteriyor.
Diğer araştırmaların sonuçlarından biri bu kez de net olarak tekrarlanıyor: AKP, dört yıllık hükümet partisi olarak yıpranma süreci içinde. Ulaşabileceği en yüksek oy oranı yüzde 37 olarak görünüyor. Bu oran geçen dönem tek parti hükümeti için yeterli sayıda milletvekili çıkarılmasını sağlamıştı.
Ancak bu kez üçüncü parti olarak DYP'nin de Meclis'e girebileceği, hatta MHP'nin de yüzde 10 barajını zorladığı anlaşılıyor.
Bu durumda Meclis'e dört siyasi parti girer ve en yüksek oy oranına sahip olan AKP'nin tek başına hükümet kuracak Meclis çoğunluğu alması son derece güçleşir.
Bu tablodaki bir diğer önemli unsur da DTP'nin durumudur. Kürt kökenli vatandaşların oylarıyla yüzde 6 oranına ulaşabilen, en azından yüzde 5'i kolaylıkla tutturması beklenen bu parti seçime parti olarak girerse yine Meclis dışında kalır. Buna karşılık daha farklı bir ittifak düzeninde ya da DTP'nin seçime katılmak yerine bağımsız adayları desteklemesi durumunda Meclis tablosu iyice değişecektir ve koalisyon kaçınılmaz olacaktır.
Ankara'da bazı kesimlerin yürüttüğü "DYP ile ANAP birleşsin" çalışması başarılı olursa, merkez sağ iktidarın ana muhalefeti yine merkez sağ olacaktır. hatta bir AKP-ANAYOL koalisyonu da mantıklı çözümler arasında yer alabilecektir.
Son araştırmada CHP'nin durumunda yine önemli bir değişiklik görünmüyor. Eğer seçime yaklaşıldığı dönemde laiklik ekseninde önemli gerilimler olursa CHP'nin oyu yüzde 20'ye doğru yükselebilir, ama ana gündem konuları farklı olursa CHP'nin yüzde 15'e ve altına düşmesi büyük olasılıktır.
Bu tabloda ortaya çıkabilecek önemli değişiklikler ise hâlâ iki konuda yaşanacak olan süreçlere bağlıdır. Bunlardan biri ekonomik konularda önümüzdeki aylarda yaşanabilecek yeni sıkıntılardır ve bunlar tümüyle iktidar partisi aleyhine çalışacaktır.
İkinci önemli olay da tabii ki cumhurbaşkanı seçimidir. Bu seçim sürecinde siyasi partilerin tavırları, halka verecekleri güven çok önemli olacak ve birkaç ay sonra yapılacak genel seçimi doğrudan etkileyecektir.
Bu siyasi tabloyu çok değiştirebilecek bir olay da elbette AKP hükümetinin ani bir karar değişikliği ile erken seçime gitmesidir. Bu sonbaharda yaşanabilecek siyasi gerilimlerinin sandığa yansımasını da bugünden tahmin etmek kolay değildir.

